küçüklük ile cümle
küçüklük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?Do you have any race shirts in extra small?
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.But most of that mass is now being contained in this infinitely small point.
Diferansiyel sonsuz küçüklükte bir farktır. -A differential is a really, really, really, really infinitely small difference.
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.These dr's, this is an infinitely small change in radius.
Dedikodulara göre organizasyondaki her adam... küçüklüklerinden beri Patron tarafından yetiştirilmişFrom what I hear, all men in the organisation... have been trained by the boss since they were kids
Sonsuz küçüklükte bir d r kadar hareket ediyorum.Right?
Uzayda sonsuz küçüklükte bir zaman aralığı.What was the work done over this small period?
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.That way we start exposing the children from very early on, on what these issues are.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.Most people long to overcome pettiness and become part of something larger.
Ne Mesih, ne de yakın melekler ALLAH'ın kulu olmayı küçüklük saymaz.The Christ will never disdain to be a votary of God, nor will the angels close to Him.
Küçüklük ve eğitim hayatEarly life and education
Küçüklükten itibaren kafatasına baskı uygulayarak şeklinin değiştirilmesi sağlanır.It is done by distorting the normal growth of a child's skull by applying force.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.Loro due si conoscono da quando sono piccole e sono sempre state insieme.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.Они знают друг друга с детства и проводят много времени вместе.
Küçüklükten beri beraberdirler ve birbirlerine içten içe tutkundurlar.يعتمد الصِّغار على أنفسهم بالكامل منذ تفقيسهم.
Arıca MTV'de ailesi ve küçüklük arkadaşları ile Viva La Bam ve Bam's Unholy Union programlarını yapmıştır.Hij staat vooral bekend om zijn gastrollen in de MTV-series Viva La Bam en Bam's Unholy Union.
Alanı bulurken, sonsuz küçüklükteki dikdörtgen alanlarının sonsuz toplamını almıştık. -우리가 이 부분을 계산했을 때 우리는 각각의 작은 사각형들의 넓이를 구하고
Alanı bulurken, sonsuz küçüklükteki dikdörtgen alanlarının sonsuz toplamını almıştık. -عندما برزت لنا خارج المنطقة، علينا أن معرفة مجال كل من هذه المربعات الصغيرة، ثم سوف نأخذ المجموع
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Ale většinu té hmoty nyní obsahuje tento nekonečně malý bod.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Dar mare parte din acea masă este acum constrînsă în acest punct inifinitezimal
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.De a tömeg a legtöbb most tartalmazott Ebben a végtelenül kicsi pontban.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Maar het grootste deel van die massa wordt nu vastgehouden in dit oneindig klein punt.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Une grande partie de la masse est contenue dans un point infiniment petit.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Το μεγαλύτερο μέρος της μάζα αυτής λοιπόν, εμπεριέχεται σε αυτό το απείρως μικρό σημείο.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.Але більшість маси тепер міститься у цій нескінченно малій точці.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.И вие ще чуете физици и математици говорим за Сингулярностите.
Ancak o kütlenin çok büyük çoğunluğu... ...artık bu sonsuz küçüklükteki noktada toplandı.אבל מרבית המסה אצורה כעת בנקודה קטנה עד כדי אינסוף.
Ben bu iç, dış, sonsuz, sonsuz büyüklükteki ve küçüklükteki fikirleri, zihni-- bu kafadaki her şeyi seviyorum.머리의 내부, 외부, 무한성 무한히 확장되고 축소되는 크기, 정신.. 이 모든 게 머리 속에 있죠.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -Het zou over een elektrisch veld kunnen gaan, of een magnetisch veld.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -Iar de-a lungul ei, câmpul vectorial acționează în acest loc, să zicem că arată cam așa.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -Mám diferenciál, je to diferenciální vektor, nekonečně malý posun.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -Mam różniczkę, wektor różniczki, oraz nieskończenie małe przemieszczenie.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -יש לי הפרש כלשהו, שהו הפרש וקטורי, במרחק קטן מאוד.
Bir diferansiyel vektörüm var, sonsuz küçüklükte bir yer değiştirme. -無限に小さい変位で、この差分のベクトルが得られます。 このコースで、力場の影響がこのように
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.이 dr들은 무한히 작은 거리의 변화량입니다
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.Estos dr, esto es un infinitamente pequeño cambio en la radio.
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.ה- dr-ים האלה הם אינפיניטסליים, שינויים מאד-מאד קטנים ברדיוס.
Bu dr'ler, bunlar yarıçaptaki sonsuz küçüklükte değişiklikler.هذه dr , هذا تغيير متناهي الصغر في محيط الدائرة
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.C'est une façon de les exposer, leurs montrer dés l'enfance, à ces problématiques.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.De esta forma empezamos a exponer a los niños desde muy pequeños, a este tipo de cosas.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.In felul acesta ii invatam pe copii chiar de la inceput care sunt problemele posibile.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.In questo modo iniziamo a educare i bambini molto presto su quali siano i problemi.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.이렇게 해서 어린이들이 이러한 환경에 좀 더 빨리 노출 될 수 있도록 하며,
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.So werden die Kinder von einem frühen Alter an diesen Angewohnheiten ausgesetzt.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.W ten sposób, od początku zapoznajemy dzieci z tymi sprawami.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.По този начин започваме много отрано да образоваме децата по тези въпроси.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.Так с самого детства мы приучаем детей к этим действиям.
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.בצורה זו, אנו חושפים את הילדים בגיל מוקדם מאוד,
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.بهذه الطريقة نُعرض الأطفال من سن صغيرة
Bu sayede çocuklara bu konuların ne olduğunu küçüklükten itibaren anlatabiliyoruz.芽生えさせます 問題を認識すれば
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.A legtöbb ember arra vágyik, hogy úrrá legyen a kicsinyességen, és valami nagyobbnak a részévé váljon.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.A maior parte das pessoas sonham em ultrapassar a mesquinhez e fazerem parte de qualquer coisa maior.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.Cei mai mulţi oameni îşi doresc să depăşească micimea, iar apoi să devină parte a ceva mai mare.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.De meesten willen kleingeestigheid overwinnen en deel worden van iets groters.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.Die meisten Menschen möchten die Engstirnigkeit überwinden und Teil eines größeren Ganzen werden.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.Hầu hết mọi người mong muốn vượt qua sự hèn mọn và trở thành một phần của cái gì to lớn hơn.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor."많은 사람들은 하찮음을 극복하길 갈망하고" "더 큰 무엇인가의 일부가 되기를 바랍니다."
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.La maggior parte di noi cerca si superare le piccolezze ed entrare a far parte di qualcosa di più grande.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.La mayoría desea superar la mezquindad y pasar a ser parte de algo más grande.
Çoğu insan küçüklüklerinin üstesinden gelmek ve daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyor.La plupart meurent d'envie de surpasser leur médiocrité et d'appartenir à quelque chose de plus grand.