Jubilee
çekim: çoğul Erlassjahre · tamlayan Erlassjahres
köken: Erlass (“remission”) + Jahr (“year”)
🔊 Mein verlorenes Jahr war mein Jubiläumsjahr. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
Fransızca 🔊 jubilé (eril) /ʒy.bi.le/ jubilee
çekim: çoğul jubilés
köken: Inherited from Old French (an) jubileus, a medieval borrowing from Latin iūbilaeus - see jubilee for details.
🔊 Mon année perdue était mon jubilé. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
İspanyolca 🔊 jubileo (eril) /xubiˈleo/ jubilee
çekim: çoğul jubileos
🔊 Por ejemplo, la esgrima se ha convertido en un deporte. — Jübile maçı ise skandala dönüştü.
İtalyanca 🔊 giubileo (eril) /d͡ʒu.biˈlɛ.o/ jubilee
çekim: çoğul giubilei
eş: indulgenza plenaria, cinquantenario, cinquantennale, venticinquennale
🔊 1972 - Meglio un uomo oggi... — Güzelgöz’e 1972 de bir jubile düzenlenir.
Rusça 🔊 юбилей (eril) /jʉbʲɪˈlʲej/ jubilee, anniversary
çekim: çoğul юбиле́и · tamlayan юбиле́я
köken: Borrowed from German Jubiläum.
🔊 Мой потерянный год был моим юбилейным годом. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
🔊 المباراة الأخيرة تؤدي إلى فضيحة حول التحكيم. — Jübile maçı ise skandala dönüştü.
anniversary, jubilee
çekim: çoğul мерейтойлар · tamlayan мерейтойдың
jubilee, anniversary
çekim: çoğul jubilea
aile: jubileumfeest
🔊 Het toernooi werd een flop. — Jübile maçı ise skandala dönüştü.
Portekizce 🔊 jubileu (eril) /ʒu.biˈlew/ jubilee (the 50th anniversary of something) · jubilee (special year during which pilgrims to Rome receive special indulgences and remission)
çekim: çoğul jubileus
köken: From Latin jubilaeus. By surface analysis, júbilo + -eu.
🔊 Comemorou o Jubileu de Ouro da CAND. — Yıldönümünü Kutlama Jübile Madalyasının hemen sonrasında yer aldı.
jubilee
çekim: çoğul ιωβηλαία · tamlayan ιωβηλαίου
🔊 1950. «Ημέρα μνήμης της γενοκτονίας». — 1997’de 50. sanat jübilesi yapıldı.
ローマ巡礼者に特別な赦しが与えられる年。
🔊 1997年 - 「芸道50周年記念演奏会」を開催。 — 1997’de 50. sanat jübilesi yapıldı.
memorial day; anniversary
köken: Sino-Korean word from 記念日/紀念日
🔊 제 잃어버린 한해가 저의 희년이었던 것입니다. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
jubilee (special anniversary)
çekim: çoğul jubileusze · tamlayan jubileuszu
köken: Etymology tree Late Latin jūbilaeuslbor. Polish jubileusz Learned borrowing from Late Latin jūbilaeus.
aile: jubileuszowy, jubileuszowiec, jubileuszować
🔊 W czasie igrzysk zostały rozegrane dwa mecze. — Güneş'in jübilesi için iki maç düzenlendi.
🔊 Лінія Джубилі (англ. Jubilee line) — лінія Лондонського метрополітену. — Jubilee Hattı (İngilizce: Jubilee line), Londra metrosunun hatlarından biridir.
birthday (especially after one's death) · anniversary
çekim: çoğul जयंतियाँ
köken: Borrowed from Sanskrit जयन्ती (jayantī).
wedding day · anniversary of a wedding day
çekim: çoğul hääpäivät · tamlayan hääpäivän
köken: hää- (“wedding”) + päivä (“day”)
aile: hopeahääpäivä, kultahääpäivä, rautahääpäivä, rubiinihääpäivä, timanttihääpäivä
🔊 Royal symbolina (joka oli alunperin juhli ensimmäistä Victorian Jubilee) tien toisella puolella. — Yolun karşısında ilk Victorian Jubilee) kutladı.
🔊 hääpäivänämme
🔊 juhlia hääpäiväänsä
🔊 viisikymmenvuotishääpäivä
každé 25., výjimečně jiné významné výročí
🔊 Royal prapory (který měl původně oslavil první výročí viktoriánské) přes silnici. — Yolun karşısında ilk Victorian Jubilee) kutladı.
🔊 Anul meu pierdut a fost jubileul meu. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
🔊 A művész tűzkorszakában jelentős plasztikai kollekciót hozott létre. — Jübile karşılaşmasının hava atışını ünlü sanatçı Nükhet Duru yapmıştır.
🔊 השנה האבודה שלי הייתה שנת היובל. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
jubilee (among the Jews)
çekim: çoğul iobelēī · tamlayan iobelēī
jubilee, anniversary
çekim: çoğul jubilæer · tamlayan jubilæums
🔊 Ill har sit udspring i Jurabjergene. — Gün Erte jübilesini yaptı.
jubilee (a major anniversary of an event, particularly the fiftieth (50th) anniversary of a coronation or marriage)
çekim: çoğul yubileum-yubileum
köken: Borrowed from Dutch jubileum, from Late Latin iūbilaeus, from Ancient Greek ἰωβηλαῖος (iōbēlaîos).
🔊 Tahun kehilangan saya adalah tahun yobel saya. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
🔊 Моята загубена година беше юбилейната ми година. — Kaybettiğim yıl benim jübile senem olmuştu.
🔊 Klubu je pomagal priti do dveh Stanleyjevih pokalov. — İki takım Sedat Özden'in jübilesi için karşı karşıya geldiler.