iş yapmak

TR → EN

Tanım

•çalışmak
•Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak, durağan durumdan hareketli duruma geçmek

Örnek Cümleler

Tom iş yapmak istiyor.
Tom wants to trade.
İş yapmak gerçekten zor.
Doing business is really difficult.
Seninle iş yapmak zordur.
It's difficult to work with you.
Sizinle iş yapmak zevkti.
Pleasure doing business with you.
Biraz iş yapmak zorundayım
I have to do some work.
İş yapmak için kimin sırası?
Whose turn is it to deal?
Sizinle iş yapmak bir zevkti.
It's been a pleasure doing business with you.
Güneydoğu Avrupa'da İş Yapmak
Doing business in Southeast Europe
Tom iyi bir iş yapmak istiyor.
Tom wants to do a good job.
Tom ile iş yapmak istemiyorum.
I don't want to do business with Tom.
Tom Mary ile iş yapmak istiyor.
Tom wants to do business with Mary.
Tom biraz iş yapmak zorundaydı.
Tom had to do some work.
iş yapmak ile daha fazla örnek cümle →