iş yapmak ile cümle
iş yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ne tür bir iş yapmak istediğinizi düşünmelisiniz.You must consider what kind of work you want to do.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız, uygun araçları kullanmalısınız.If you want to do good work, you should use the proper tools.
Mayuko zor iş yapmaktan kaçındı.Mayuko avoided doing hard work.
Ticaretin ruhu dürüst iş yapmaktır.The soul of commerce is upright dealing.
İnterneti iş yapmak için kullanırım.I use the internet to do business.
Tom Mary ile iş yapmak istiyor.Tom wants to do business with Mary.
Tom iyi bir iş yapmak için Mary'ye güvenebileceğini düşündü.Tom thought that he could count on Mary to do a good job.
Seninle iş yapmak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to doing business with you.
Tom iş yapmak istiyor.Tom wants to trade.
Ben iyi bir iş yapmak istiyorum.I want to do a good job.
Tom iyi bir iş yapmak istiyor.Tom wants to do a good job.
İyi bir iş yapmak istiyorsanız acele etmeyin.If you want to do a good job, don't rush through it.
Arkadaşım Güney Amerikan şirketleriyle iş yapmak istiyor.My friend wants to do business with South American firms.
Arkadaşlarım Güney Amerikan şirketleriyle iş yapmak istiyor.My friends want to do business with South American firms.
İş yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to deal?
Ben başka bir iş yapmak için başlangıçta işe alındım.I was hired originally to do another job.
Tom biraz iş yapmak zorundaydı.Tom had to do some work.
İş yapmak istiyor musun ya da istemiyor musun?Do you want to do business or not?
İş yapmak gerçekten zor.Doing business is really difficult.
Seninle iş yapmak zordur.It's difficult to work with you.
Sizinle iş yapmak zevkti.Pleasure doing business with you.
Sizinle iş yapmak bir zevkti.It's been a pleasure doing business with you.
Daha iyi bir iş yapmak zorundayız.We have to do a better job.
Bir iş yapmak için işe alındım.I'm hired to do a job.
Geceleri iş yapmak istemiyorum.I don't want to work at night.
İyi iş yapmak her zaman zordur.Doing good work is always difficult.
Tom iyi bir iş yapmak istiyordu.Tom wanted to do a good job.
Biraz iş yapmak zorundayımI have to do some work.
Tom ile iş yapmak istemiyorum.I don't want to do business with Tom.
Herkesi memnun edecek bir iş yapmak doğru da değil.It is not the right thing to do something that pleases everyone.
Bu, geçerli bir iş yapmak için giriş maliyetleri üzerinde önemli bir engel olacaktır.There would be significant barrier to entry costs to make this a viable business.
Çoğu haldeki enerji, birçok fiziksel iş yapmak için kullanılabilir.In this case some of the energy can be captured to do work.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.It is a different experience every day.
Sosyal değeri olan bir iş yapmak benim için çok garipti.It was very strange for me to do something of social value.
10 joule.ü iş yapmak için harcadık. -It did 10 joules. So 10 joules went out in the form of work.
Böyle bir iş yapmaktan... ...hiç utanmıyor musun?Of course! Doing this kind of job... aren't you ashamed of it?
İçeri itmek için iş yapmak gerekiyor.It takes work to push it inward.
Onlar birlikte, bir çok iş yapmak için kullanılan bu yüzden.They used to do a lot of business together, so.
Yani, bir kredi için bir iş yapmak için daha fazla yönetim ücreti.So, it costs even more administration to make a loan to a business.
"Memleketiniz neresi", "Ne iş yapmak istiyorsunuz?""What's your hometown?" "What occupation do you seek?"
İş yapmak için ginseng tatlısı dağıtan birisine nasıl güvenebilirsin ki?How can you trust a person who gives out ginseng candy as a way to advertise?
Güneydoğu Avrupa'da İş YapmakDoing business in Southeast Europe
Hırvatistan'da iş yapmak isteyen dış yatırımcılar ciddi engellerle karşılaşıyorlarForeign investors face significant obstacles to doing business in Croatia
Bir çalışan ilk önce iş yapmak için geldiğinde fotoğraflı kimlik sormak.Asking for photoID when a contractor first arrives at a house to perform work.
İş adamlarımız İstanbul'da inşaat sektöründe başarılı bir şekilde iş yapmaktadırlar.Mit welchen Exportstrategien Unternehmen in Wien erfolgreich sind.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Il prend un thème différent chaque année.
Ne tür bir iş yapmak istediğinizi düşünmelisiniz.Deberíais pensar qué clase de trabajo queréis hacer.
Isı banyosundan gelen enerji ısı meyiline bakılmaksızın, iş yapmak için gereklidir.Para pasar de la fase líquida a la gaseosa del agua es necesaria energía.
Luciano, bunların aksine Yahudi ve İrlandalı gangsterlerle iş yapmakta sakınca görmüyordu.Deseaba trabajar no sólo con italianos, sino también con gángsteres judíos e irlandeses.
Tom Mary ile iş yapmak istiyor.Tom vuole fare affari con Mary.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Progetta ogni giorno qualcosa di diverso.
Ne tür bir iş yapmak istediğini düşünmelisin.Тебе следует подумать, каким типом работы ты хочешь заниматься.
40'tan fazla ülkede iş yapmaktadır.Компания работает в более чем 40 странах.
Ratchet’in hareketi başka sistemlerde iş yapmak için kullanılabilir.يمكن استخدام طريقة ريتز لتحقيق هذا الهدف.
Sizinle iş yapmak bir zevkti.Foi um prazer negociar com você.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Ieder jaar is dit op een andere baan.
40'tan fazla ülkede iş yapmaktadır.In meer dan 40 landen actief.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Za każdym razem gra inną rolę.
Lions Gate Entertainment Corporation, Lionsgate adıyla iş yapmakta, Amerikan eğlence şirketi.Lions Gate Entertainment Corporation (allmänt kallat Lionsgate) är ett nordamerikanskt underhållningsföretag.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Har vi det så här varje dag?