hissedilmek
/ˈhis.se.dil.mec/
verb
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamanhissedilemem
Şimdiki zamanhissedilebiliyor
Gelecek zamanhissedilecek
Geçmiş zamanhissedildi
Şarthissedilemese
Gereklilikhissedilememeli
Emirhissedil
Tanım
•Hissetme işine konu olmak; hissolunmak
•sezilmek
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish حس ایدلمك (hiss edilmek). By surface analysis, his (“feeling”) + ed- (“to do”) + -il (passive suffix).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi.
It was spanned by the Galton Bridge.
Avrupa'da bir kamusal alan eksikliği giderek şiddetle hissedilmektedir.
The lack of a public sphere in Europe is being felt increasingly keenly.
Mahallede Kürt folklorunun tüm etmenleri yoğun olarak hissedilmektedir.
All of the aforementioned local vulvovaginal diseases are easily treated.
Avrupa'da bir kamusal alanın olmaması gittikçe daha fazla hissedilmektedir.
The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more.