hissedilmek ile cümle
hissedilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.33
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Avrupa'da bir kamusal alan eksikliği giderek şiddetle hissedilmektedir.The lack of a public sphere in Europe is being felt increasingly keenly.
Avrupa'da bir kamusal alanın olmaması gittikçe daha fazla hissedilmektedir.The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more.
Mahallede Kürt folklorunun tüm etmenleri yoğun olarak hissedilmektedir.All of the aforementioned local vulvovaginal diseases are easily treated.
Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi.It was spanned by the Galton Bridge.
Rick'in çektiği acı, bölümün kapanışında belirgin olarak hissedilmektedir.L'angoisse de Rick se manifeste principalement dans la scène finale de l'épisode.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.La nouvelle de la catastrophe va émouvoir l'Europe entière.
Hava rüzgarlı olduğu zamanlarda soğuk daha fazla hissedilmektedir.Il freddo ovviamente è più avvertito laddove il vento è più sentito.
Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi.Блестело сверло от гальванического напыления.
Kapadokya bölgesinin tipik özellikleri bu mahallede de açıkça hissedilmektedir.Особенно известны в этом отношении виды рода Quassia.
Son yıllarda ülke içerisinde Çin'in etkisi fazlasıyla hissedilmektedir.В останні роки в стравах Непалу все більше проявляється китайський вплив.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.Lidské pozůstatky z tohoto období jsou nacházeny v celé Evropě.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.Sota on ovella koko Euroopassa.
Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri hissedilmektedir.Viime vuosikymmeninä ilmasto on maailmanlaajuisesti lämmennyt selkeästi.
Bu eserin izleri macerada hissedilmektedir.Οι έννοιες της νόησης εμφανίζονται στην εμπειρία.
Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi.Kanalen var baseret på Kartuva åen.
2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın aksine, bu kupada taraftar topluluklarının eksikliği hissedilmekteydi.2006年世界杯他更因球會表現不佳,而被剔出國家隊名單。
Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri hissedilmektedir.През последните десетилетия се проявява и ефекта от глобалното затопляне.
Bu sırada savaşın nefesi tüm Avrupa'da hissedilmektedir.Отзвукът от сражението оттеква в цяла Западна Европа.
Barut kokusu, Galata köprüsünden hissedilmekteydi.Vznikajúci dym bol odvádzaný bronzovou palmou.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.A menudo hablamos de cautela como la manera de evitar ser detectados.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.Gyakran esik szó a lopakodóról, ami képes mindenkor észrevétlen maradni.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.우리가 스텔스라는 말을 사용할때 우리는 주로 그 물체를 감지하지 못하게 한다는
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.לכן אנחנו מדברים הרבה לגבי התגנבות כאמצעי להתחמק מכל סוג של חיישן,
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.إذاً فنحن دائماً ما نتحدث عن التسلل والتخفي كوسيلة لتجنب أي نوع من الاستشعار،
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.ステルス技術の話をよく聞きますが 何かがまったく自然物のように見えるとしたら
yakından hissedilmektedir (družbenogospodarskih pritiskov (
yakından hissedilmektedir (intenzivnějších socioekonomických tlaků (
yakından hissedilmektedir (presiunilor socio-economice (
yakından hissedilmektedir (socioekonomiskt tryck (
yakından hissedilmektedir (vahvistamalla sosiaalis-taloudellisia paineita (
yakından hissedilmektedir (verstärkten sozioökonomischen Druck (
yakından hissedilmektedir (κοινωνικοοικονομικών πιέσεων (
yakından hissedilmektedir (икономически влияния (