Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hakemlik

hakemlik

noun
TR → EN
"hakemlik" kelimesinin İngilizcesi: arbitration. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelarbitrationnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)hakemliği
Yönelme (-e)hakemliğe
Bulunma (-de)hakemlikte
Çıkma (-den)hakemlikten
Tamlayan (-in)hakemliğin
Çoğul (-ler)hakemlikler

Tanım

•isim: Hakemin görevi; yargıcılık
•Hakem olma durumu

Diğer Dillerde

AlmancaSchiedsspruch (eril)
award
çekim: çoğul Schiedssprüche · tamlayan Schiedsspruchs
köken: scheiden + -s + Spruch
Er war als Unparteiischer in fünf World Series und sechs All-Star Games beteiligt. — Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.
Fransızcaarbitrage (eril) /aʁ.bi.tʁaʒ/
arbitration (the act or process of arbitrating) · arbitrage · trade-off
çekim: çoğul arbitrages
eş: appréciation, conciliation, décision, entremise, estimation, jugement
köken: From arbitrer + -age.
Il est juge depuis 24 ans. — 25 yıldır hakemlik yapıyor.
İspanyolcaarbitraje (eril) /aɾbiˈtɾaxe/
arbitration · refereeing
çekim: çoğul arbitrajes
eş: juicio
köken: From arbitrar + -aje.
Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores. — Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.
İtalyancaarbitraggio, arbitrato, mediazione (eril) /ar.biˈtrad.d͡ʒo/
refereeing · umpiring · arbitration
çekim: çoğul arbitraggi
köken: From arbitrare + -aggio.
Harvey arbitrò cinque edizioni delle World Series e sei All-Star Game. — Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.
Rusçaарбитра́ж
25 лет работал адвокатом в юридической фирме. — 25 yıldır hakemlik yapıyor.
Azericearbitraj /ɑrbitˈrɑʒ/
arbitration (a process through which two or more parties use an arbitrator or arbiter in order to resolve a dispute)
çekim: çoğul arbitrajlar · tamlayan arbitrajın
köken: Borrowed from Russian арбитра́ж (arbitráž).
Felemenkçearbitratie
Daarenboven fungeerde hij bij gerechtelijke conflicten tussen heersers als koningsrechter. — Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.
arbitration (the act or process of arbitrating) · arbitration (process through which two or more parties use an arbitrator or arbiter in order to resolve a dispute)
çekim: çoğul arbitrações
köken: From arbitrar + -ção.
"Twixt meus extremos e me esta faca ensanguentada Shall jogar o império; arbitrar que — 'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik
Japonca仲介, 仲裁 /t͡ɕɨːka̠i/
intermediation, good offices
çekim: geçmiş 仲介した
どの汝年の委員会と芸術は、真の名誉のない問題に持って来ることができる。 — 'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik
言うまでもなく、中国が今回サウジとイランの国交回復を仲介したのは、サウジにとって、中国は今一番の石油輸出国ですね、御承知のとおり。
Korece중재 /ˈt͡ɕu(ː)ŋd͡ʑɛ/
arbitration
köken: Sino-Korean word from 仲裁.
'이 피묻은 칼이 제국을 재생 할까 내 극단 날 은빛, 그 arbitrating — 'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik
İsveççeskiljedom
award (verdict in an arbitration procedure)
çekim: çoğul skiljedomar · tamlayan skiljedoms
köken: Compound of skilja + -e- + dom (“verdict”).
2008 var han med i olympiska spelens boxningstävlingar igen. — 2008 Olimpiyat Oyunları'nda hakemlik yapmıştır.
Lehçearbitraż (eril) /arˈbi.traʂ/
arbitration (the process of or the group of people resolving issues between two parties) · arbitrage
çekim: çoğul arbitraże · tamlayan arbitrażu
köken: Etymology tree French arbitrer Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Latin -ātus Proto-Indo-European *-ikos Proto-Italic *-ikos Latin -icus Latin -āticus Latin -āticum Old French -age Middle French -age French -age French arbitragebor. Polish arbitraż Borrowed from French arbitrage.
aile: arbitrażowy, arbitrażować
Przez 25 lat pełnił funkcję sędziego powiatowego. — 25 yıldır hakemlik yapıyor.
Ukraynacaарбітра́ж
Fincearbitraatio, välimiesmenettely /ˈɑrbitrɑːtio/
arbitration (form of justice where the concerned parties designate a person whose ruling they will accept)
çekim: çoğul arbitraatiot · tamlayan arbitraation
köken: Internationalism (see English arbitration), ultimately from Latin arbitrātiō.
"Twixt minun ääripäitä ja minulle tämä verinen veitsi on mukana imperiumi, sovitella, että — 'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik
Rumencearbitrare (dişil)
arbitration
çekim: çoğul arbitrări · tamlayan arbitrări
köken: From arbitra + -re.
Alegerea sa ca rege a condus la decenii de dispute pentru tron între diferiți pretendenți rivali. — Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.
Latincearbitrium /arˈbɪ.tri.ũː/
the decision of an arbiter, arbitration · judgement, decision, opinion · discretion, liberal decision; arbitrary decision, whim
çekim: çoğul arbitria · tamlayan arbitriī
köken: Etymology tree Latin arbiter Proto-Indo-European *-yós Proto-Italic *-ios Old Latin -ios Latin -ius Latin -ium Latin arbitrium From arbiter + -ium.
Norveççevoldgift
Kunne høvdingene spille på konflikten mellom kongene. — Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.
Endonezcearbitrase /arbɪtˈrasə/
arbitrage · arbitration: · a form of justice where both parties designate a person whose ruling they will accept formally
çekim: çoğul arbitrase-arbitrase
eş: timbang tara
köken: From Dutch arbitrage, from French arbitrage. Semantic loan from English arbitrage.
aile: arbitrase akhir, arbitrase hubungan industrial, arbitrase institusional, arbitrase sementara, arbitrase wesel
'Twixt ekstrim saya dan saya ini sebaiknya bermain pisau berdarah kekaisaran; menengahi bahwa — 'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik
Ermeniceարբիտրաժ
Gürcüceარბიტრაჟი
Moğolcaарбитраж /arpitʰˈrat͡ɕ/
arbitration
köken: Borrowed from Russian арбитра́ж (arbitráž), from French arbitrage.
Malaycapenimbangtaraan
Malayalamcaആർബിട്രേഷൻ, മദ്ധ്യസ്ഥം, മദ്ധ്യസ്ഥത /äːrbiʈreːʂɐn/
arbitration
köken: English arbitration

Etimoloji

From hakem + -lik.

Örnek Cümleler

Hakemlik yapıyorum.
I'm a referee.
25 yıldır hakemlik yapıyor.
He practiced law for 25 years.
Hakemlik yapmak kolay değildir.
It isn't easy to be a referee.
Oyuna hakemlik yapmam rica edildi.
I was asked to umpire the game.
Hakemlik kariyerine 21 yaşında başladı.
He began his career as a football referee at the age of 21.
İlk önce Zagreb'deki Hakemlik Mahkemesi'nde dava açtı.
First, it filed suit in the Arbitrage Court in Zagreb.
Hırvat hükümeti Slovenya ile hakemlik anlaşmasını onadı
Croatian government approves arbitrage agreement with Slovenia
Hırvatistan ve Slovenya, sınır hakemlik anlaşmasını BM'ye sundu
Croatia, Slovenia submit border arbitration agreement to UN
Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.
Harvey umpired five World Series and seven All-Star Games.
Bildiriler uluslararası bir yayın kurulu tarafından hakemlik edilmektedir.
Papers are refereed by an international editorial board.
Buradan da memnun kalmayan banka, Londra'daki Hakemlik Mahkemesine başvurdu.
After it failed to find satisfaction there, it moved on to London's Arbitrage Court.
GE davayı Roma'daki Uluslararası Hakemlik Mahkemesi'ne götürmüş ve kazanmıştı.
GE took the matter to the International Court of Arbitration in Rome and won.
hakemlik ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
yardımcı hakemlik
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod