Oyuna hakemlik yapmam rica edildi.I was asked to umpire the game.
Hakemlik yapmak kolay değildir.It isn't easy to be a referee.
Hakemlik yapıyorum.I'm a referee.
Kral iki kent arasındaki anlaşmazlığı hakemlik yoluyla çözmeyi önerdi ancak Atinalılar reddetti.The king proposed to settle the dispute between the two cities by arbitration, but Athens refused.
Çıkacak ihtilafların hakemlik için Britanya Hükümeti'ne yönlendirilmesi taraflarca kabul edilmiştir.Disputes were to be submitted to the British Government for arbitration.
Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.Harvey umpired five World Series and seven All-Star Games.
25 yıldır hakemlik yapıyor.He practiced law for 25 years.
'Bu kanlı bıçak imparatorluğun oynamak vereyim benim aşırı ve bana Twixt; bu hakemlik'Twixt my extremes and me this bloody knife Shall play the empire; arbitrating that
Eski Dışişleri Bakanı Slobodan Casule Makedonya'nın Lahey tarafından hakemlik isteyeceğini söyledi.Former Foreign Minister Slobodan Casule said Macedonia should seek arbitration by The Hague.
Hırvat hükümeti Slovenya ile hakemlik anlaşmasını onadıCroatian government approves arbitrage agreement with Slovenia
İlk önce Zagreb'deki Hakemlik Mahkemesi'nde dava açtı.First, it filed suit in the Arbitrage Court in Zagreb.
Buradan da memnun kalmayan banka, Londra'daki Hakemlik Mahkemesine başvurdu.After it failed to find satisfaction there, it moved on to London's Arbitrage Court.
İki komşu ülke sorunu uluslararası hakemlik yoluyla çözme konusunda anlaştılar.The two neighbours have agreed to solve the issue through international arbitration.
Aksi takdirde dava, merkezi Zürih'te bulunan uluslararası hakemlik mahkemesinde sonuca bağlanacak.If not, the case may have to be settled at the Zurich-based international arbitrage court.
İlkinde AB’den, anlaşmanın makul olup olmadığı hakkında hakemlik yapmasını istemeye karar verdi.First, it decided to ask the EU to judge whether the deal was acceptable.
Sloven halkı Hırvatistan ile aradaki anlaşmazlığa uluslararası hakemlik yoluyla çözüme evet dediSlovenes OK international arbitration of dispute with Croatia
Hırvatistan ve Slovenya, sınır hakemlik anlaşmasını BM'ye sunduCroatia, Slovenia submit border arbitration agreement to UN
Ülke onun yerine meseleyi Cenevre'deki AGİT Uzlaşma ve Hakemlik Mahkemesi'nde çözmeyi önerdi.It proposed settling the issue instead at the OSCE Court of Conciliation and Arbitration in Geneva.
GE davayı Roma'daki Uluslararası Hakemlik Mahkemesi'ne götürmüş ve kazanmıştı.GE took the matter to the International Court of Arbitration in Rome and won.
Friend, 14 yaşında yaşadığı yer olan Leicestershire ilçesinde hakemlik yapmaya başladı.Friend started refereeing at the age of 14 in his home county of Leicestershire.
Hakemlik kariyerine 21 yaşında başladı.He began his career as a football referee at the age of 21.
Daha sonra, kariyerine hakemlikle aynı anda amatör futbolcu olarak devam etti.Initially, he combined refereeing football matches with playing as an amateur footballer.
Bildiriler uluslararası bir yayın kurulu tarafından hakemlik edilmektedir.Papers are refereed by an international editorial board.
Aynı zamanda Coupe de France ve Coupe de la Ligue maçlarında da hakemlik yapmaktadır.Ebenfalls spielte er einmal im Coupe de France und einmal im Coupe de la Ligue.
Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.Er war als Unparteiischer in fünf World Series und sechs All-Star Games beteiligt.
Kuzeni Serkan ile 1994'te hakemlik kursuna yazılan Gençerler, o günden beri hakemlik yapmaktadır.Zusammen mit seinem Cousin Serkan Gençerler meldeten sich beide 1994 zum Schiedsrichterlehrgang an.
25 yıldır hakemlik yapıyor.Il est juge depuis 24 ans.
Michaela Tabb snooker tarihinde Dünya Snooker Şampiyonası Final'inde hakemlik yapmış ilk kadın hakemdir.Michaela Tabb devient la première femme à arbitrer une finale des championnats du monde.
Artan oyuncu varsa, bu kişi hakemlik yapabilir.Si le protagoniste a de la chance, peut-être le rencontrera-t-il.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Participa como árbitro en las guerras entre los otros dos reinos.
Abisi Markus Strömbergsson da hakemlik yapmaktadır. ^ MaçlarıSu hermano es el árbitro Markus Strömbergsson.
Jaesuk'un görevi ise onlara hakemlik edip, uyandırmaktır.Subirá, José: La tonadilla escénica: sus obras y sus autores.
Harvey, beş Dünya Serisi ve altı MLB All-Star Oyunun'da hakemlik yaptı.Harvey arbitrò cinque edizioni delle World Series e sei All-Star Game.
25 yıldır hakemlik yapıyor.25 лет работал адвокатом в юридической фирме.
Daimi Hakemlik Mahkemesinde yaptığı çalışmalar nedeniyle 1909'da Nobel Barış Ödülünü kazandı.حصل سنة 1909 على جائزة نوبل للسلام لأعماله في محكمة التحكيم الدائمة.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Daarenboven fungeerde hij bij gerechtelijke conflicten tussen heersers als koningsrechter.
Michaela Tabb snooker tarihinde Dünya Snooker Şampiyonası Final'inde hakemlik yapmış ilk kadın hakemdir.Michaela Tabb leidde de finale, ze was daarmee de eerste vrouw die scheidsrechter was in de WK-finale.
25 yıldır hakemlik yapıyor.Przez 25 lat pełnił funkcję sędziego powiatowego.
2008 Olimpiyat Oyunları'nda hakemlik yapmıştır.2008 var han med i olympiska spelens boxningstävlingar igen.
Uluslararası hakemlik kurumunun savunucularındandır.Jurymedlemmarna kommer från internationella designföretag.
Aynı zamanda Coupe de France ve Coupe de la Ligue maçlarında da hakemlik yapmaktadır.Balvay dömde matcher i både Coupe de France och i Copa del Rey.
Örneğin, anarko-kapitalistler, hakemlik ajansları ve özel savunma ajansları kullanmayı tercih etmektedirler.Například anarchokapitalisté by je nahradili arbitrážními a soukromými bezpečnostními agenturami.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Jeho moc vyvolala odpor mezi ostatními králi Británie.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Alegerea sa ca rege a condus la decenii de dispute pentru tron între diferiți pretendenți rivali.
Hakemlik kariyerine 2004 yılında Bundesliga'da başladı ve 2007 yılında FIFA kokartını aldı.Originar din München, Brych a început să arbitreze în Bundesliga din 2004 și a primit licență FIFA în 2007.
25 yıldır hakemlik yapıyor.Igazságügyi szakértő 25 évig.
Önceki maçta iki güreşçi, Shawn Michaels'ın özel konuk hakemlik yaptığı Hell in a Cell maçında karşılaşmıştı.A Hell In A Cellen ismét összecsaptak, ahol Shawn Michaels volt a vendégbíró.
Aynı zamanda Coupe de France ve Coupe de la Ligue maçlarında da hakemlik yapmaktadır.1 Beleértve a Coupe de France, Coupe de la Ligue és a Coppa Italia mérkőzéseket.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.De besad derfor en større magt, da de havde ret til at modsige kongerne.
Uluslararası hakemlik kurumunun savunucularındandır.International Commission of Jurists.
Kral iki kent arasındaki anlaşmazlığı hakemlik yoluyla çözmeyi önerdi ancak Atinalılar reddetti.Kongen foreslo å avgjøre striden mellom de to byene ved voldgiftsdom, men Athen avslo.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Kunne høvdingene spille på konflikten mellom kongene.
25 yıldır hakemlik yapıyor.Ông làm vua được 25 năm.
2008 Olimpiyat Oyunları'nda hakemlik yapmıştır.于2008年的奥运会开幕式上代表裁判员宣誓。
Örneğin, anarko-kapitalistler, hakemlik ajansları ve özel savunma ajansları kullanmayı tercih etmektedirler.例如,无政府资本主义可以代替仲裁机构和私人防卫机构。
Zaten içine girdiğinizde hakemlik sizi sürükleyip götürüyor.當警方正押送他去法院時,卻被他逃脫了。
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Според Херодот той се ползвал като съдия с голям авторитет между наслелението, което го избрало за цар.
Uluslararası hakemlik kurumunun savunucularındandır.Член на Международния съюз на адвокатите.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Jeho moc vyvolala odpor medzi ostatnými kráľmi Británie.
Devlet, tarafsız bir şekilde hakemlik görevinde bulunursa o zaman ortak iyiyi sağlama yolunda çalışmış olur.Jeigu abi pusės laikosi garbės kodekso, bendradarbiaudamos jos laimės.