Tom kibarca geri çevirmek zorunda kaldı.
Tom had to politely decline.
Tom teklifi geri çevirmek zorunda kaldı.
Tom had to turn down the offer.
Onun teklifini geri çevirmek zorunda kaldım.
I had to decline his offer.
Onun talebini geri çevirmek benim için zordu.
It was hard for me to turn down his demand.
Onun önerisini geri çevirmekten başka çaresi yoktu.
She had no choice but to turn down his proposal.
Öneriyi geri çevirmek zorunda olmam makul görünüyor.
It stands to reason that I should decline the offer.
Onların davetini geri çevirmek sizin terbiyesizliğiniz.
It is very impolite of you to decline their invitation.
Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.
I had to decline the invitation because I was ill.
Bu cömert bir teklif fakat onu geri çevirmek zorundayım.
That's a very generous offer, but I have to turn it down.
Atalarımızın kulluk ettiklerinden bizi yüz geri çevirmek istiyorsunuz.
You wish to turn us away from what our fathers used to worship.
(ya da menü girişini öneriyi kabul etmek ya da geri çevirmek için kullanın)
(or use the corresponding menu entry to accept or reject the offer)
Aralık 1989'da Stone, filmini geri çevirmek için stüdyolara yaklaşmaya başladı.
By December 1989, Stone began approaching studios to back his film.
geri çevirmek ile daha fazla örnek cümle →