göz önünde bulundurmak

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamangöz önünde bulunduramam
Şimdiki zamangöz önünde bulundurabiliyor
Gelecek zamangöz önünde bulunduracak
Geçmiş zamangöz önünde bulunduramadı
Şartgöz önünde bulunduramasa
Gereklilikgöz önünde bulunduramamalı
Emirgöz önünde bulundur

Tanım

•Herhangi bir durumun nasıl bir sonuca yol açacağını düşünmek

Etimoloji

Literally, “to keep in front of the eye”.

Örnek Cümleler

Her ihtimali göz önünde bulundurmak zorundayım.
I have to consider every possibility.
Göz önünde bulundurmak zorunda olduğun ilk şey zamandır.
The first thing you have to take into consideration is time.
Satış rakamlarında bunu da göz önünde bulundurmak gerekir." şeklinde açıklamada bulundu.
It was: "Look at these sales numbers.
Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.
Regardless of the amount, Brian wants the correct, entire amount by next week.
göz önünde bulundurmak ile daha fazla örnek cümle →