göç etmek
/ˈɟœt͡ʃ‿etmec/
verb
TR → EN
"göç etmek" kelimesinin İngilizcesi: immigrate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelimmigrate
Çekim Tablosu
Geniş zamangöç edemem
Şimdiki zamangöç edebiliyor
Gelecek zamangöç edecek
Geçmiş zamangöç edemedi
Şartgöç edemese
Gereklilikgöç edememeli
Emirgöç edeme
Tanım
•Göçmek.
•Ölmek.
•Oturduğu yerden başka bir yere gidip yerleşmek
•Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek
Diğer Dillerde
Almancaeinwandern, immigrieren /ˈʔaɪ̯nvandɐn/
to immigrate
çekim: geçmiş wanderte ein · ortaç eingewandert · şimdiki wandert ein · ulaç einwandernd
eş: immigrieren, zuwandern
zıt: abwandern, auswandern, emigrieren
köken: ein- + wandern
aile: Einwanderer, Einwanderung
Er emigrierte nach Israel. — İsrail'e göç etmek zorunda kaldı.
Fransızcaimmigrer /i.mi.ɡʁe/
to immigrate (to move into another country or area)
çekim: geçmiş immigré · ortaç immigré · şimdiki immigre · ulaç immigrant
Elle a été importé en Israël. — İsrail'e göç etmek zorunda kaldı.
İspanyolcainmigrar /immiˈɡɾaɾ/
to immigrate
çekim: geçmiş inmigré · ortaç inmigrado · şimdiki inmigra
Se marchó a vivir a Israel. — İsrail'e göç etmek zorunda kaldı.
İtalyancaimmigrare /im.miˈɡra.re/
to immigrate
çekim: geçmiş immigràto · ortaç immigràto · şimdiki immìgra · ulaç immigrànte
eş: entrare, migrare, trasferirsi, trapiantarsi
zıt: emigrare
köken: From Latin immigrāre.
aile: immigrante, immigrato, immigratorio, immigrazione
Il 51% sosteneva i diritti di adozione. — Gençlerin %51’i dışarıya göç etmek istemektedir.
Rusçaиммигри́ровать, пересели́ться, переселя́ться
Эмигрировал в Израиль. — İsrail'e göç etmek zorunda kaldı.
Arapçaهَاجَرَ
كان 51% منهم يؤيدون حقوق التبني. — Gençlerin %51’i dışarıya göç etmek istemektedir.
Felemenkçeimmigreren /ˌɪ.miˈɣreː.rə(n)/
to immigrate
çekim: geçmiş immigreerden · ortaç geïmmigreerd · şimdiki immigreert · ulaç immigrerend
köken: From Latin immigro (“remove, move into”).
Duurzaam bouwen is bouwen met duurzaamheid als doel. — Kalıcı göç; yerleşmek amacıyla göç etmek.
Portekizceimigrar /i.miˈɡɾa(ʁ)/
to immigrate (to move in from another country or area)
çekim: geçmiş imigrei · ortaç imigrado · şimdiki imigra
zıt: emigrar
köken: Borrowed from Latin immigrāre.
Aquário de Peixes de água doce e marinha. — Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.
Japonca移住する, 移民する
一部に淡水魚・汽水魚も含む。 — Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.
İsveççeimmigrera, invandra
to immigrate
çekim: geçmiş immigrerade · ortaç immigrerad · ulaç immigrerande
zıt: emigrera, utvandra
I Sverige föds årligen omkring 5-10 barn med syndromet. — Her yıl yaklaşık olarak 5-10 hane göç etmek zorunda bırakılmaktadır.
Lehçeimigrować
przybywać do obcego kraju w celu osiedlenia
Jak to było przeprowadzic się ze Związku Radzieckiego i przybyć do Norwegii? — Sovyetler Birliğinden Norveçe göç etmek nasıldı?
Hintçeआप्रवास (eril) /ɑːp.ɾə.ʋɑːs/
immigration
çekim: çoğul आप्रवासों
zıt: उत्प्रवास
köken: From आ- (ā-, “towards”) + प्रवास (pravās, “emigration”).
aile: आप्रवासी
Fincemuuttaa maahan
Alueella elää sekä suolaisen että makean veden kalalajeja. — Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.
İbraniceהִגֵּר
Dancaimmigrere, indvandre /imiɡrɛːrə/
immigrate
çekim: geçmiş immigrerede · ortaç immigreret · ulaç immigrerende
zıt: emigrere, udvandre
köken: From Latin immigrāre (“move or go into, migrate”).
Vietnamcanhập cư /ɲəp̚˧˨ʔ kɨ˧˧/
to immigrate
zıt: xuất cư
köken: Sino-Vietnamese word from 入居.
aile: dân nhập cư
Nó cũng là một cá nổi và cá nước ngọt. — Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.
Bulgarcaемигрирам, преселвам се
Katalancaimmigrar /im.miˈɣɾa/
to immigrate
çekim: geçmiş immigrí · ortaç immigrat · şimdiki immigra
zıt: emigrar
köken: Borrowed from Latin immigrāre.
Ermeniceներգաղթել /neɾɡɑχˈtʰel/
to immigrate
çekim: geçmiş ներգաղթեի · şimdiki ներգաղթում է
köken: ներ- (ner-) + գաղթել (gaġtʻel)
aile: ներգաղթ, ներգաղթյալ
Esperantoenmigri /enˈmiɡri/
to immigrate
çekim: geçmiş enmigris · ortaç enmigrinta · ulaç enmigranta
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁én Proto-Germanic *in Proto-West Germanic *in Old English in Middle English in English inbor. Italian inbor. ▲ Proto-West Germanic *in Old High German in Middle High German in German inbor. Proto-Indo-European *h₁én Proto-Italic *en Old Latin en Latin in Catalan enbor. ▲ Latin in Old French en Middle French en French enbor. Hungarian enbor. Occitan enbor.…
Khmerceធ្វើអន្តោប្រវេសន៍
Laocaເຂົ້າເມືອງ
Yidişאײַנוואַנדערן
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
göçmek
ölmek
ahireti boylamak
bir avuç toprak olmak
bir hâl olmak
bir şey olmak
bir şeyler olmak
burnuna karıncalar dolmak
can borcunu ödemek
can vermek
candan geçmek
cartayı çekmek
Örnek Cümleler
İsrail'e göç etmek zorunda kaldı.
He emigrated to Israel.
Avustralya'ya göç etmek istiyorum.
I want to emigrate to Australia.
Sırp öğrencilerin çoğu göç etmek istiyor
Majority of Serbian students want to emigrate
Kosova’da gençlerin yarısı göç etmek istiyor
Half of youth in Kosovo seek emigration
Sovyetler Birliğinden Norveçe göç etmek nasıldı?
How was it to move from the Soviet Union and come to Norway?
Köy halkı gittikçe Marmaris'e doğru göç etmektedir.
The 21st century is seeing more and more people moving into Villeray.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.
There were also fresh and salt water fish ponds.
Kasaba halkı özellikle İskandinav Ülkelerine göç etmektedir.
Northern European expatriates in Pakistan primarily consist of Scandinavian communities.
Tehcir sözcüğü, Arapça hicret (göç etmek) kelimesinden gelir.
The word Gabela comes from Arabic word for tax (al-qabala).
Her yıl yaklaşık olarak 5-10 hane göç etmek zorunda bırakılmaktadır.
It is thought to affect around five to ten families a year.
Köyün gençleri iş imkanı olmayınca büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.
Township youths were unable to find jobs easily.
Avrupalı'ları, Katolik'leri ve Musevi'leri göç etmekten alıkoyacak şekilde tasarlanmıştı.
Eastern Europeans, Catholics and Jews, basically, um.