Tanım • isim: Genel olarak binaların ortasında bulunan ve iç avluya açılan, üstü çoğunlukla tonozla örtülü, üç tarafı kapalı, bir tarafı tamamen açık yer; ayvan
• Bir tarafı dışarıya açık olan oda; ayvan
Diğer Dillerde архит. терраса с плоским покрытием, поддерживаемым колоннами или столбами, в среднеазиатских жилищах, мечетях и т. п.
🔊 И смерил он в притворе ворот внутри одну трость, — Eyvanı ölçtü;
Örnek Cümleler Eyvanı ölçtü; 🔊
He measured also the porch of the gate toward the house, one reed. 🔊
Tek eyvanlıdır. 🔊
Pure Advantage. 🔊
Mir-i Arab Medresesi'nin eyvanı . 🔊
Iwan of the Mir-i Arab madrasa. 🔊
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu. 🔊
It was winter, and Jesus was walking in the temple, in Solomon's porch. 🔊
Eyvanların farklı bölümler arasında geçiş yapmak için kullanılması. 🔊
Use of iwans to intermediate between different sections. 🔊
Eyvanda bulunan dört arşın yüksekliğindeki sütun başlıkları da nilüfer biçimindeydi. 🔊
The capitals that were on the top of the pillars in the porch were of lily work, four cubits. 🔊
Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti. 🔊
When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs. 🔊
Avluya bakan, ana dua salonuna giriş kısmında uzun bir kiremitli eyvan portali yer almaktadır. 🔊
Facing the courtyard is a tall tiled Iwan portal, for entry to the main prayer hall. 🔊
eyvan ile daha fazla örnek cümle → İlgili Kategoriler