Ana içeriğe geç
Sözlük
/
erkenden

erkenden

/eɾ.cenˈden/
adv
B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"erkenden" kelimesinin İngilizcesi: betimes, early on. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbetimes
Genelearly onadv

Tanım

zarf: Erken olarak, çok erken; ercecik

Diğer Dillerde

Almancabeizeiten /baɪ̯ˈtsaɪ̯tn̩/
early · in good time
eş: frühzeitig, rechtzeitig, zeitgerecht, zeitig
Ich werde früh ins Bett gehen.Erkenden yatmaya gidiyorum.
İspanyolcaal alba
Debía volar muy temprano.Erkenden uçmalıydı.
Rusçaспозаранку /spəzɐˈrankʊ/
very early in the morning
eş: спозаранок, с утра пораньше
Я должен был прийти раньше!Daha erkenden gelmeliydim!
İsveççetidigt
indefinite neuter singular of tidig
De flesta försvann tidigt.Ancak erkenden sakatlandı.
Lehçezawczasu /zaˈft͡ʂa.su/
in advance, ahead of time, beforehand
eş: naprzód, wcześniej, z góry
zıt: poniewczasie, rychło w czas
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʰe? Proto-Indo-European *ǵʰō Proto-Balto-Slavic *źō Proto-Slavic *za Old Polish za Polish za Proto-Indo-European *h₁énder. Proto-Slavic *vъ(n) Old Polish w Polish w Polish czasu univ. Polish zawczasu Univerbation of za + w + czasu. Compare wczesny.
Idę wcześniej do łóżka.Erkenden yatmaya gidiyorum.
Chcę znać zawczasu, co mię w piekle czeka!
Finceaikaisin, pian /ˈɑi̯kɑi̯sin/
early · ahead of time
köken: From aika (“time”) + -isin (temporal distributive plural).
Se kuitenkin hajosi pian.Ancak erkenden sakatlandı.
Tänään minun pitää mennä aikaisin nukkumaan.
Трябваше да дойда по-рано!Daha erkenden gelmeliydim!
Estoncavara
property, estate, goods; things belonging to a person or organisation
çekim: çoğul varad · tamlayan varade
köken: Inherited from Proto-Finnic *vara, borrowed from Proto-Germanic *warō, compare Swedish vara, German Ware, English ware. Cognate to Finnish vara and Livonian varā.
aile: kaasavara, tarkvara
Niipea kui maandusin, kargasin kohe üles tagasi.Erkenden kalktım ve yola çıktım.

Etimoloji

From erken (“early”) + -den (ablative suffix).

Örnek Cümleler

Erkenden geldim.
I came early.
Erkenden uçmalıydı.
Early he must fly.
Sabah erkenden geldi.
He came early in the morning.
Tom erkenden kalkmalı.
Tom must get up early.
Bu sabah erkenden oldu.
It happened early this morning.
Tom erkenden kalkmıştı.
Tom was up early.
Sabah erkenden ayrıldık.
We left early in the morning.
Sami erkenden eve geldi.
Sami came home early.
Bugün erkenden yatacağım.
I'm going to bed early today.
Erkenden uyuyman gerekir.
You should sleep early.
Erkenden yatmak istiyorum.
I want to go to bed early.
Ancak erkenden sakatlandı.
But Early hesitated.
erkenden ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod