Çekim Tablosu
Belirtme (-i)düzlüğü
Yönelme (-e)düzlüğe
Bulunma (-de)düzlükte
Çıkma (-den)düzlükten
Tamlayan (-in)düzlüğün
Çoğul (-ler)düzlükler
Tanım
•deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
•Diyarbakır ili Eğil ilçesine bağlı bir köy.
•düz olma durumu
•geniş, düz yer
•Mardin ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•Trabzon ili Vakfıkebir ilçesine bağlı bir köy.
•Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmemiş olduğu, genellikle geniş veya dar düzlük
•Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
Diğer Dillerde
свойство по значению прилагательного гладкий; ровность, отсутствие выступов, изгибов, впадин, шероховатостей и т. п. на поверхности
eş: зеркальность, шелковистость, беспроблемность, накатанность, размеренность, плавность
Есть не так много времени, чтобы устранить неполадки. — Düzlükler yok denecek kadar azdır.
Etimoloji
Equivalent to düz (“flat”) + -lük
Örnek Cümleler
Son düzlükteyiz.
We're in the home stretch.
Son düzlükteyiz.
We're in the home stretch.
Aydaki karanlık düzlük
Maria
Geniş düzlükler yoktur.
They have no depth.
Büyük Düzlükler. Bunu sevdim:
I like that one:
Abraham Düzlükleri solda bulunur.
The Plains of Abraham are located to the left.
Düzlük alan hemen hemen hiç yoktur.
There is hardly any keuper escarpment there at all.
Şehir bir düzlükte inşa edilmiştir.
The city is built on lowland.
Nehir düzlükte menderesler çiziyor.
The river meanders across the plain.
Son düzlükteyiz, çok heyecan verici.
This is the home stretch now, this is very exciting!
Mahallenin yerleşim alanı düzlüktür.
The relief in the town is flat.
Düzlüklerde vahşi olarak bulunabilir.
Certain tiles can be wild.
düzlük ile daha fazla örnek cümle →