Tanım
•diri diri, henüz ölmemiş bir biçimde
•heyecan içinde
•Henüz ölmemiş bir biçimde
•Heyecanlı, çok istekli bir biçimde
Örnek Cümleler
Hem de canlı canlı.
So Full So Alive.
Canlı canlı gömüldü.
He was buried alive.
Canlı canlı yakıldı.
She was burned alive.
O, canlı canlı yakıldı.
He was burned alive.
Leyla kurbağa canlı canlı yuttu.
Layla swallowed the frog alive.
Sivrisinekler seni canlı canlı yerler.
The mosquitoes will eat you alive.
Bu sivrisinekler beni canlı canlı yiyorlar!
These mosquitos are eating me alive!
Leyla, parası için Fadıl'ı canlı canlı yaktı.
Layla burned Fadil alive for his money.
Sivrisinekler tarafından canlı canlı yenildik.
We were being eaten alive by mosquitoes.
Sivrisinekler tarafından canlı canlı yenildim.
I'm being eaten alive by mosquitoes.
Canlı canlı gömülen kız çocuğu sorulduğu zaman:
And the little girl buried alive is asked
Süha "Ebu Ammar'ı canlı canlı gömmeye çalışıyorlar" dedi.
Suha stated, "They are trying to bury Abu Ammar alive".
canlı canlı ile daha fazla örnek cümle →