Ana içeriğe geç
Sözlük
/
brifing

brifing

/bɾi.fiɲɟ/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"brifing" kelimesinin İngilizcesi: briefing, briefing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbriefingnoun
Genelbriefing

Görsel

Doğada Yangın Ekibinin Eğitim ve Güvenlik Brifing ToplantısıOrdu personeline brifing veren Amerikan askeri ve ekip toplantısıOrmanlık Alanda Askeri Brifing: Kamuflajlı Birlikler Taktik Eğitimindeİtfaiye mürettebatı yangın söndürme operasyonu öncesi brifingde toplandı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)brifingi
Yönelme (-e)brifinge
Bulunma (-de)brifingde
Çıkma (-den)brifingden
Tamlayan (-in)brifingin
Çoğul (-ler)brifingler

Tanım

isim: bilgilendirme

Diğer Dillerde

Fransızcarevue de presse (dişil) /ʁə.vy də pʁɛs/
news digest, media digest; press review (on website etc.)
çekim: çoğul revues de presse
Briefing de l’Observatoire européen des drogues et des toxicomaniesBağımlılığını İzleme Merkezi Brifingi
İspanyolcainforme, instrucciones, sesión informativa (eril) /inˈfoɾme/
report
çekim: çoğul informes
köken: Deverbal from informar.
Por eso te pedí que escucharas en la reunión.Sana brifingi dinlemeni söylemiştim.
Rusçaбрифинг (eril) /ˈbrʲifʲɪnk/
briefing
çekim: çoğul бри́финги · tamlayan бри́финга
eş: пресс-конференция, инструктаж, планёрка
köken: Borrowed from English briefing.
Я ведь просил тебя слушать инструктаж.Sana brifingi dinlemeni söylemiştim.
Azericebrifinq
briefing
köken: Borrowed from Russian бри́финг (brífing), from English briefing.
Felemenkçebriefing (dişil) /ˈbri.fɪŋ/
briefing (short and concise summary of a situation) · briefing (presentation of information or instruction)
çekim: çoğul briefings
köken: Borrowed from English briefing.
Nieuwsbrief van het Europees Waarnemingscentrum voor drugs en drugsverslavingAvrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi Brifingi
Portekizceresumo (eril) /ʁeˈzũ.mu/
summary, abstract, brief
çekim: çoğul resumos
köken: Deverbal from resumir.
Pensei que te tivesse dito para ouvires as indicações.Sana brifingi dinlemeni söylemiştim.
Japoncaブリーフィング /bɯ̟ɾʲiːɸʲĩŋɡɯ̟/
briefing (a short and concise summary of a situation)
köken: From English briefing.
詳細な指示を与えていきます 全てをクリアにしてから撮影を始めますYapım-öncesi denilen toplantı kamera takımı için yapılan detaylı brifingtir.
Korece브리핑 /pɯɾipʰiŋ/
briefing (a short and concise summary of a situation)
köken: Borrowed from English briefing.
폭스콘은 1974년 고급 전자제품을 주문자 상표 부착 생산하려고 설립되었다.Ecevit 1974 yılında Özel Harp Dairesi ile ilgili brifing istedi.
기자회견장에 들어가기 전에 대통령은 그 상황에 대한 브리핑을 받았다.
summation
çekim: çoğul summeringar · tamlayan summerings
köken: summera + -ing
Jag sa att du skulle lyssna på rapporten.Sana brifingi dinlemeni söylemiştim.
Ukraynacaбри́фінг
briefing (all senses)
çekim: çoğul briiffaukset · tamlayan briiffauksen
köken: < English briefing
Tehtävistä annetaan vain kokonaisia pisteitä.Tüm görevler boyunca brifing verir.
Macarcaeligazítás
Interjúk a válságról.Savaşla ilgili brifing almıştır.
Letoncabrīfings
Estoncabriifing
Galcebriffio
Ermeniceբրիֆինգ, ճեպազրույց /t͡ʃepɑzəˈɾujt͡sʰ/
briefing
çekim: çoğul ճեպազրույցներ
köken: ճեպ (čep) + -ա- (-a-) + զրույց (zruycʻ)
մամուլի ճեպազրույց
Gürcüceბრიფინგი /b̥ɾipʰiŋɡi/
briefing (a meeting to present a concise summary of a current situation, especially to journalists)
çekim: çoğul ბრიფინგები · tamlayan ბრიფინგის
köken: Borrowed from English briefing.
Belarusçaбрыфінг

Etimoloji

İngilizce

Örnek Cümleler

Biri brifing istiyor mu?
Has anyone requested a briefing?
Brifing şimdi başlayacak.
The briefing will start now.
Savaşla ilgili brifing almıştır.
He wanted to understand war.
Lütfen brifing odasına rapor verin.
Please report to the briefing room.
Annabi'nin brifingi sonrasında bir tartışma yapıldı.
There was a discussion following Annabi's briefing.
Kaptan hava brifing almak için meteoroloji ofisine gidecek.
The captain will go to the meteorological office to get a weather briefing.
(YTD Sabah Brifingi - 13/10/05; AP, Reuters, FENA - 12/10/05)
(OHR Morning Brief - 13/10/05; AP, Reuters, FENA - 12/10/05)
(YTD Sabah Basın Brifingi - 08/09/05; SRNA, FENA, YTD - 07/09/05)
(OHR Morning Media Brief - 08/09/05; SRNA, FENA, OHR - 07/09/05)
Düzenli olarak bir defaya mahsus brifing yazıları ve dosyalar yayınlar.
It regularly publishes one-off briefing papers and dossiers.
Bir amicus brifingini dikkate alıp almama kararı mahkemenin takdirindedir.
The decision on whether to consider an amicus brief lies within the discretion of the court.
Yapım-öncesi denilen toplantı kamera takımı için yapılan detaylı brifingtir.
The so-called preproduction meeting is a detailed briefing for the camera team.
Condi Rice'in brifing kitabının ilk sayfası oluruz, ...Oval Ofisin tam ortasına.
We'll be the first page in Condi Rice's briefing book, and right into the Oval Office.
brifing ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod