boşanmış

C1 seviye
TR → EN

Tanım

•boşanma işini yapmış olan
•boşanma işini yapmış olan kimse

Diğer Dillerde

Almancageschieden /ɡəˈʃidən/
past participle of scheiden
köken: See the verb scheiden (“to separate”)
Auch der Bräutigam wird vermisst. — Özlem Piltanoğlu ile de boşanmıştır.

Kelime Ailesi

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom boşanmış.
Tom is divorced.
Ben boşanmışım.
I'm divorced.
Bence Tom boşanmış.
I think Tom is divorced.
Tom boşanmış bir adam.
Tom is a divorced man.
Boşanmış olmamızı isterdim.
I'd rather that we get a divorce.
Tom ve Mary artık boşanmış.
Tom and Mary are now divorced.
Tom ve ben boşanmış değiliz.
Tom and I aren't divorced.
Annesi ve babası boşanmıştır.
Her mother and father divorced.
Sami boşanmış bekar bir ebeveyndi.
Sami was a divorced single parent.
1939'da ikinci eşinden boşanmıştı.
He was divorced from his second wife in 1939.
Tom bana boşanmış olduğunu söyledi.
Tom told me that he was divorced.
Linda beş çocuklu boşanmış bir anneydi.
Linda was a divorced mother of five children.
boşanmış ile daha fazla örnek cümle →