bir başına
TR → EN
Görsel




Tanım
•tek başına
•Başkasının yardımı olmaksızın
•Kendi kendine, yalnız olarak
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tabii ki onu bir başına yapamazdın.
Of course, you couldn't have done that all alone.
Bunun dışında bir başına bu yaşlıca teyze.
"It's not just me, everyone in this neighbourhood is a pensioner," she said.
Edward 1933'te öldü ve Kathleen dört oğlu ile bir başına kaldı.
Edward died in 1933, leaving Kathleen to raise four sons.
O dediklerine biz vâris olacağız. Kendisi bir başına bize gelecek.
All that he claims will revert to Us, and he will come before Us all alone.
Hükümet sansürü tarafından engellenmemiş bir basına ihtiyacımız var.
We need a press unhampered by government censorship.
Sükunet içindeki bir ortamda bulunuyor. Doğanın içinde bir başına. Ölümü ve hayatı düşünüyor.
So do you think that that's the way Friedrich wanted his paintings just to be approached?