Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bilgisizce

bilgisizce

TR → EN
"bilgisizce" kelimesinin İngilizcesi: ignorance. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelignorance

Tanım

•zarf: Bilgisiz bir biçimde; bilisizce, cahilane, cahilce, cahilcesine

Diğer Dillerde

das Fehlen von Kenntnissen über etwas
eş: Dummheit, Kenntnislosigkeit, Unkenntnis, Unwissen, Unwissenheit
"Hiob redet mit Unverstand, und seine Worte sind nicht klug." — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Fransızcaignorance (dişil) /i.ɲɔ.ʁɑ̃s/
ignorance
çekim: çoğul ignorances
köken: Inherited from Old French ignorance, borrowed from Latin ignōrantia.
Job parle sans intelligence, Et ses discours manquent de raison. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Tous les enfans ſont des athées; ils n'ont aucune idée de Dieu: ſont-ils donc criminels à cauſe de cette ignorance?
İspanyolcaignorancia (dişil) /iɡnoˈɾanθja/
ignorance
çekim: çoğul ignorancias
köken: Inherited from Old Spanish ignorançia, ynorançia (early 13th c.), a learned borrowing from Latin ignōrantia. Doublet of añoranza.
aile: ignorancia del derecho
"Job no habla sabiamente; sus palabras no son con entendimiento. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
İtalyancaignoranza (dişil) /iɲ.ɲoˈran.t͡sa/
ignorance · rudeness, boorishness
çekim: çoğul ignoranze
eş: impreparazione, inconsapevolezza, incompetenza, incultura, insipienza, inciviltà
köken: From Latin ignorantia.
«Giobbe non parla con sapienza e le sue parole sono prive di senno» — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Rusçaневе́дение, неве́жество, незна́ние, неосведомлённость /nʲɪəsvʲɪdɐˈmlʲɵnːəsʲtʲ/
ignorance, incompetence
çekim: çoğul неосведомлённости · tamlayan неосведомлённости
eş: некомпетентность
köken: неосведомлённый (neosvedomljónnyj) + -ость (-ostʹ)
Иов не умно говорит, и слова его не со смыслом. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
неосведомлённость в чём-либо
Arapçaجَهَالَة, جَهْل
ان ايوب يتكلم بلا معرفة وكلامه ليس بتعقّل. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Farsçaجهالت, جهل, نادانی
Azericeavamlıq, cəhalət, nadanlıq, zülmət
dark, darkness · ignorance
çekim: çoğul zülmətlər · tamlayan zülmətin
köken: From Arabic ظُلْمَة (ẓulma).
zülmət gecə
Kazakçaнадандық
Felemenkçeignorantie, onkunde, onwetendheid (dişil)
ignorance
köken: From Old French ignorance.
"Wie is het die door onzinnig gepraat mijn besluiten onbegrijpelijk probeert te maken? — ‹‹Bilgisizce sözlerle Tasarımı karartan bu adam kim?
Portekizceignorância (dişil) /i.ɡi.noˈɾɐ̃.si.ɐ/
ignorance · aggressiveness · rudeness, impoliteness, attitude
çekim: çoğul ignorâncias
eş: agnosia
köken: Learned borrowing from Latin ignorantia. By surface analysis, ignorar + -ância.
Jó fala sem conhecimento, e �s suas palavras falta sabedoria. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Nunca estive mais orgulhoso da minha ignorância.
Permita-me reduzir a tua ignorância sobre o assunto.
Ele partiu para a ignorância quando foi contrariado.
Yunancaάγνοια (dişil)
ignorance, unfamiliarity, unawareness, unbeknownst · absent without leave, AWOL (a military member who is absent without an excuse and has not been declared a deserter yet)
çekim: tamlayan άγνοιας
eş: αγνωσία, αμάθεια
köken: From Ancient Greek ἄγνοια (ágnoia, “not knowing”).
Ο Ιωβ δεν ελαλησεν εν γνωσει, και οι λογοι αυτου δεν ησαν μετα συνεσεως. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Εν αγνοία μου πούλησε το αμάξι μου.
Japonca無知
ignorant
köken: 知 is a daiyōji replacing 智
Korece무지
무엇이 무더기로 쌓여 있는 것.
eş: 더미, 무더기, 무식
욥이 무식하게 말하니 그 말이 지혜 없다 하리라 — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
ignorance
çekim: tamlayan ignoransens
»Job talar utan någon insikt, hans ord äro utan förstånd.» — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
ignorance (condition of being uninformed or uneducated)
çekim: tamlayan ignorancji
eş: niewiedza, nieobeznanie, nieznajomość, nieuctwo, nieświadomość, niekompetencja
köken: Etymology tree Latin ignōrāns Proto-Indo-European *-yós Proto-Italic *-ios Old Latin -ios Latin -ius Latin -ia Latin ignōrantialbor. Polish ignorancja Learned borrowing from Latin ignōrantia.
Że Ijob nie mówi mądrze, a słowa jego nie są roztropne. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Ukraynacaневі́гластво, незнання́, неу́цтво
Hintçeअज्ञान, अनभिज्ञता, अविद्या, नादानी, नासमझी, बेखबरी
ignorant; stupid; unwise; foolish; unaware
çekim: çoğul अज्ञानों
köken: Borrowed from Sanskrit अज्ञान (ajñāna).
aile: अज्ञानपन
Fincetietämättömyys /ˈtie̯tæmætːømyːs/
ignorance
çekim: çoğul tietämättömyydet · tamlayan tietämättömyyden
köken: tietämätön + -yys
`Job puhuu taitamattomasti, ja hänen sanansa ovat ymmärrystä vailla. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Çekçenevědomost, neznalost (dişil) /ˈnɛvjɛdomost/
unawareness, ignorance
çekim: çoğul nevědomosti · tamlayan nevědomosti
köken: From nevědomý + -ost.
Že Job hloupě mluví, a slova jeho nejsou rozumná. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Rumenceignoranță (dişil)
ignorance
çekim: çoğul ignoranțelor · tamlayan ignoranțe
köken: Borrowed from French ignorance. By surface analysis, ignora + -anță.
,Iov vorbeşte fără pricepere, şi cuvîntările lui sînt lipsite de judecată. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Macarcatudatlanság /ˈtudɒtlɒnʃaːɡ/
ignorance
çekim: çoğul tudatlanságok
köken: tudatlan + -ság
Jób tudatlanul szól, és szavai megfontolás nélkül valók. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
İbraniceבּוּרוּת
איוב לא בדעת ידבר ודבריו לא בהשכיל׃ — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Latinceignorantia (dişil) /ɪŋ.noːˈran.ti.a/
ignorance · want of knowledge or information
çekim: çoğul ignōrantiae · tamlayan ignōrantiae
zıt: scientia, cognitiō, sapientia, ērudītiō
köken: Etymology tree Latin ignōrāns Latin -ia Latin ignōrantia From ignōrāns (“ignoring, ignorant”) + -ia.
Dancauvidenhed
ignorance
çekim: tamlayan uvidenheds
köken: From uvidende + -hed.
"Job taler ikke med Indsigt, hans Ord er uoverlagte! — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Norveççeuvitenhet
Job taler uten skjønnsomhet, og hans ord er ikke forstandige. — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Endonezceketidaktahuan
bahwa Ayub berbicara tanpa mengerti, dan bahwa perkataannya tidak mengandung arti — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
Vietnamcasự dốt nát, sự thiếu hiểu biết
"Gióp nói cách không hiểu biết, Và lời của người thiếu sự thông sáng." — ‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›

Örnek Cümleler

Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar.
All praise be to Him.
Fakat zulmedenler, bilgisizce hevalarına uydular.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
‹Eyüp bilgisizce konuşuyor, Sözlerinin değeri yok.›
'Job speaks without knowledge. His words are without wisdom.'
Hayır, zulmedenler, bilgisizce keyiflerine uydular.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
‹‹Bilgisizce sözlerle Tasarımı karartan bu adam kim?
"Who is this who darkens counsel by words without knowledge?
Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. Haşa!
They have even dared, in their ignorance, to attribute sons and daughters to Him.
Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum.
But I see you are an ignorant people.
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler.
All praise be to Him.
Bu yüzden Eyüp ağzını boş yere açıyor, Bilgisizce konuştukça konuşuyor.››
Therefore Job opens his mouth with empty talk, and he multiplies words without knowledge."
Doğrusu bir çokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar.
Surely many (men) mislead others into following their vain desires through lack of knowledge.
bilgisizce ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod