babasız
/babasɯz/
adj
C2 seviye
TR → EN
"babasız" kelimesinin İngilizcesi: fatherless, unfathered, fatherless, fatherless, fatherless. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfatherlessadj
Genelunfathered
Genelfatherless
Genelfatherless
Genelfatherless
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)babasızı
Yönelme (-e)babasıza
Bulunma (-de)babasızda
Çıkma (-den)babasızdan
Tamlayan (-in)babasızın
Çoğul (-ler)babasızlar
Tanım
•dokuz babalı
•yetim
•Babası ölmüş olan çocuk
Diğer Dillerde
Almancavaterlos /ˈfaːtɐˌloːs/
fatherless, without a male parent
köken: From Middle High German vaterlōs, faterlōs, from Old High German faterlōs, from Proto-Germanic *fadērlausaz, equivalent to Vater + -los. Cognate with English fatherless.
Vergleiche etwa Mary Daly: Beyond God the Father. — Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.
Nachdem brutalen Unfall wurde der Junge vaterlos, weil sein Vater starb. Nur er und seine Mutter lebten noch.
Felemenkçevaderloos /ˈvaː.dərˌloːs/
fatherless, without a father
köken: From Middle Dutch vaderloos. Equivalent to vader (“father”) + -loos (“-less”).
Isa (عيسى) de zoon van Maryam. — Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.
Portekizcesem pai
çrfãos somos sem pai, nossas mães são como viuvas. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
İsveççefaderlös
fatherless
çekim: karşılaştırma mer faderlös · üstünlük mest faderlös
köken: Inherited from Old Swedish faþurlös. By surface analysis, fader + -lös.
Han visste inte varför Gud straffade honom; möjligen kunde det bero på hans far. — Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.
Lehçebez ojca
Sierotamiśmy a bez ojca; matki nasze są jako wdowy. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Finceisätön, isättömänä kasvanut /ˈisætøn/
fatherless
çekim: karşılaştırma isättömämpi · üstünlük isättömin
köken: isä + -tön
aile: isättömyys
Me olemme tulleet orvoiksi, isättömiksi, meidän äitimme ovat kuin lesket. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Macarcaapátlan, atyátlan /ˈɒpaːtlɒn/
fatherless (without a living father)
çekim: karşılaştırma apátlanabb · üstünlük legapátlanabb
köken: From apa (“father”) + -tlan (“-less, without”, privative adjective-forming suffix).
aile: apátlanság, anyátlan-apátlan, apátlan-anyátlan
Apátlan árvák lettünk; anyáink, mint az özvegyek. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Dancafaderløs
Forældreløse, faderløse er vi, som Enker er vore Mødre. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Norveççefarlaus, farløs
Vi er blitt farløse, har ingen far; våre mødre er som enker. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Bulgarcaбез баща
Останахме сирачета без баща; Майките ни са като вдовици. — Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
Gürcüceუმამო /umämo̞/
fatherless
çekim: karşılaştırma უფრო უმამო · üstünlük ყველაზე უმამო
köken: From მამა (mama) + უ- -ო (u- -o).
aile: უმამოდ
Gujaratçaનબાપું
fatherless
Sanskritçeअनाथ /ɐ.nɑː.tʰɐ́/
orphan, fatherless, parentless · destitute, helpless, poor · widowed
çekim: çoğul अ॒ना॒थानि॑ · tamlayan अ॒ना॒थस्य॑
köken: From अ- (a-, “not”) + ना॒थ (nāthá, “having refuge, supported, with husband or protector”).
c. 1500 BCE – 1000 BCE, Ṛgveda 10.10.11
Etimoloji
From baba + -sız.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümlelerbabasız ile daha fazla örnek cümle →
Tom babasız büyüdü.
Tom grew up without a father.
Ben babasız büyüdüm.
I grew up without a father.
Marco ve Solomon, babasız büyümüşlerdir.
Both Marco and Solomon are raised without having a father.
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.
God the Father has therefore forgiven them.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.
We are orphans and fatherless; Our mothers are as widows.
Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız çocuk vermek), bana pek kolaydır.
Thy Lord saith: It is easy for Me.
SETimes'a konuşan Kaliniç, "Savaş vardı, çok sayıda çocuk annesiz babasız kaldı.
"There was a war and many children were left without a parent.
Ardından gazeteci olarak işe başladı ve babasız büyümek hakkında bir kitap yazdı.
As an adult she became an author and wrote about her father.
Tärnström'ün dul eşi, çocuklarını babasız bıraktığı için Linnaeus'a tepki gösterdi.
Tärnström's widow was angry with Linnaeus for making her children fatherless.
De ki: "Allah, 'çocuksuz ve babasız olanın (kelale’nin)' mirasına ilişkin hükmü açıklar.
Say: 'God pronounces to you concerning the indirect heirs.