babasız ile cümle
babasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben babasız büyüdüm.I grew up without a father.
Tom babasız büyüdü.Tom grew up without a father.
Marco ve Solomon, babasız büyümüşlerdir.Both Marco and Solomon are raised without having a father.
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.God the Father has therefore forgiven them.
Ardından gazeteci olarak işe başladı ve babasız büyümek hakkında bir kitap yazdı.As an adult she became an author and wrote about her father.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.We are orphans and fatherless; Our mothers are as widows.
De ki: "Allah, 'çocuksuz ve babasız olanın (kelale’nin)' mirasına ilişkin hükmü açıklar.Say: 'God pronounces to you concerning the indirect heirs.
Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız çocuk vermek), bana pek kolaydır.Thy Lord saith: It is easy for Me.
SETimes'a konuşan Kaliniç, "Savaş vardı, çok sayıda çocuk annesiz babasız kaldı."There was a war and many children were left without a parent.
Tärnström'ün dul eşi, çocuklarını babasız bıraktığı için Linnaeus'a tepki gösterdi.Tärnström's widow was angry with Linnaeus for making her children fatherless.
Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.Vergleiche etwa Mary Daly: Beyond God the Father.
Cebrail, ona kimse dokunmadığı hâlde babasız doğacak olan İsa'yı müjdeledi.Mehrfach bezeugt Jesus, dass der Vater ihn gesandt habe (Joh 5,36; 17,3; 17,18).
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.Dort soll der Gott nach seiner Geburt aufgezogen worden sein.
Babasız büyüyen Jenni Willams, annesi tarafından yetiştirildi.Die Folge war, dass der junge Ludwig Wilhelm ohne seine Mutter aufwuchs.
Gençliği, babası tarihçi Dr. Berndt Phillipp Baader, 1945 yılında savaşta kaybolduğu için babasız geçti.Il passe sa jeunesse sans son père, l'historien Berndt Phillipp Baader, disparu en 1945 pendant la guerre.
Babasız kalan Tatarcık insanlardan çekinmeye ve onlardan kaçmaya başlar.Por su parte, los mortales les temen pavorosamente y huyen de ellas.
Cebrail, ona kimse dokunmadığı hâlde babasız doğacak olan İsa'yı müjdeledi.Annael Sindarin del Mithrim, padre adottivo di Tuor (un uomo).
Annesiz ve babasız büyüyen Sürreya genç yaşta hayatın yükünü sırtlamış iken karşısına Faruk çıkar.Immatura e schivante ogni responsabilità cerca di vivere una vita giovane quando lei non lo è più.
Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.Марьям (Мария) — мать пророка Исы (Иисуса).
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.Только Сам Бог Слово может исполнить надлежащую меру хвалы Отцу.
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.فالله هو إله الآباء الذي دعاهم وقادهم في تيههم.
Meryem'e babasız bir çocuk olan İsa'yı doğuracağı Cebrail tarafından müjdelenmiştir.Foi no seu ventre que Deus predestinou Maria a tornar-se a Mãe do seu Filho, salvação dos pecadores.
Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.Isa (عيسى) de zoon van Maryam.
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.Han visste inte varför Gud straffade honom; möjligen kunde det bero på hans far.
Cebrail, ona kimse dokunmadığı hâlde babasız doğacak olan İsa'yı müjdeledi.Rabben ble født utenfor ekteskap og hadde oddsene mot seg.
Yahudiler, İsâ'nın babasız yaratılışını inkâr ettiler.)- 湯浅宗親は宗光の孫(宗重の曾孫)にあたる。
Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.また母マリアもダビデの子孫である。
Meryem oğlu İsâ, babasız yaratılmıştı.祖父孫彥斌,曾任贈知府。
Cebrail, ona kimse dokunmadığı hâlde babasız doğacak olan İsa'yı müjdeledi.이는 그가 바라볼 때, 예수가 인간으로서는 아버지를 갖지 않으며, 하나님의 아들로서는 어머니를 갖지 않는다는 것을 의미하였다.
Babasız büyüyen Jenni Willams, annesi tarafından yetiştirildi.Njegova majka Ollie ga je sama odgojila.
Ardından gazeteci olarak işe başladı ve babasız büyümek hakkında bir kitap yazdı.Neskôr pracoval ako historik, zhromažďoval po otcovi písomnú pozostalosť.
Çocuğun anne ve babası evli değilseler ve babalık tanınmazsa çocuk resmi olarak babasızdır.Jos lapsen äiti ja isä eivät ole naimisissa ja isyyttä ei tunnusteta, lapsi on virallisesti isätön.
Çocuğun anne ve babası evli değilseler ve babalık tanınmazsa çocuk resmi olarak babasızdır.Om barnets mor och far inte är gifta och faderskapet inte erkänns, är barnet officiellt faderlöst.
Çocuğun anne ve babası evli değilseler ve babalık tanınmazsa çocuk resmi olarak babasızdır.إذا كانت والدة ووالد الطفل غير متزوجين، ولم يتم الاعتراف بالأبوة، يكون الطفل رسمياً بدون أب.
Çocuğun anne ve babası evli değilseler ve babalık tanınmazsa çocuk resmi olarak babasızdır.若孩子的父母未婚且父子关系未经鉴定, 则不会注册孩子的父亲信息。
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Am rămas orfani, fără tată; mamele noastre sînt ca nişte văduve.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Apátlan árvák lettünk; anyáink, mint az özvegyek.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Ayah kami telah dibunuh musuh; kini ibu kami janda, dan kami piatu
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng tôi mất cha, phải mồ côi, Mẹ chúng tôi trở nên góa bụa.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng_tôi mất cha , phải mồ_côi , Mẹ chúng_tôi trở_nên góa_bụa .
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.çrfãos somos sem pai, nossas mães são como viuvas.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Estamos huérfanos; no tenemos padre; nuestras madres han quedado viudas
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Forældreløse, faderløse er vi, som Enker er vore Mødre.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.우리는 아비 없는 외로운 자식이오며 우리 어미는 과부 같으니
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Me olemme tulleet orvoiksi, isättömiksi, meidän äitimme ovat kuin lesket.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Nous sommes orphelins, sans père; Nos mères sont comme des veuves.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Orfani siam diventati, senza padre; le nostre madri come vedove
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sierotamiśmy a bez ojca; matki nasze są jako wdowy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirotami sme, bez otca; naše matky sú jako vdovy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirotci jsme a bez otce, matky naše jsou jako vdovy.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Sirote smo, brez očeta, matere naše so kakor vdove.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Vi er blitt farløse, har ingen far; våre mødre er som enker.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Vi hava blivit värnlösa, vi hava ingen fader; våra mödrar äro såsom änkor.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Wij zijn wezen; onze vaders zijn dood en onze moeders zijn weduwen.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Wir sind Waisen und haben keinen Vater; unsre Mütter sind Witwen.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Εγειναμεν ορφανοι ανευ πατρος, αι μητερες ημων ως χηραι.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.мы сделались сиротами, без отца; матери наши – как вдовы.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Останахме сирачета без баща; Майките ни са като вдовици.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.יתומים היינו אין אב אמתינו כאלמנות׃
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.صرنا ايتاما بلا اب. امهاتنا كارامل.