babalı
/babaɫɯ/
adj
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)Babalı'ı
Yönelme (-e)Babalı'a
Bulunma (-de)babalıda
Çıkma (-den)babalıdan
Tamlayan (-in)Babalı'ın
Çoğul (-ler)Babalılar
Tanım
•babası olan
•Yozgat ili Sorgun ilçesine bağlı bir köy
•zaman zaman sinir nöbeti geçiren
•Zaman zaman sinir nöbeti geçiren
•Babası olan
Diğer Dillerde
Rusçaраздражительный, вспыльчивый; запальчивый
раздражительный, вспыльчивый; запальчивый
отпуск по уходу за ребёнком для отца — babalık izni
Korece아버지의
저는 제 삼촌 부부의 농장에서 곧바로 왔어요. — Babalık'ın dükkânında takılır.
Etimoloji
From baba + -lı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümlelerbabalı ile daha fazla örnek cümle →
Tom babalık izninde.
Tom is on paternity leave.
Tom harika babalık edecek.
Tom is going to make a great father.
Tom bana çok babalık yaptı.
Tom has been like a father to me.
Hey, babalık! Ne yapıyorsun!
Hey, pops! What are you doing!
Babalık'ın dükkânında takılır.
They meet at Patty's father's store.
Tom harika bir babalık yapacak.
Tom is going to make a great father.
Anne babalık totaliterlik içerir.
Parenthood involves totalitarianism.
Tom iyi bir üvey babalık yapabilir.
Tom might make a good stepdad.
Amitabha. <i>Babalık!</i>
Amitabha. Old man!
Yani benim babalığı çok sık görmüyorum.
So I don't really get to see my old man that much.
Oğullarına ve kızlarına babalık ettin mi*
Did you father sons and daughters?
Becker ilk başta babalık iddiasını reddetti.
However, there is a counter-argument against Becker's claim.