Bu gerçek bir atılım.
This is a real breakthrough.
O büyük bir atılımdı.
That was a huge breakthrough.
Kariyer atılımı: Cheers
Career breakthrough: Cheers
Ve sonunda bir atılım yaptı.
And finally, he had a breakthrough.
2017–günümüz:Atılım ve Day69
2017–present: Breakthrough and Day69
Üre atılımına üreotelizm denir.
The excretion of urea is called ureotelism.
Bir enerji atılımı en önemli şeydir.
BG: An energy breakthrough is the most important thing.
Van Avermaet'in atılım yılı 2008'di.
Van Avermaet's breakthrough year was 2008.
2010-2016: Atılım ve olumlu eleştiriler
2010–16: Breakthrough and critical acclaim
Kıbrıs görüşmelerinde atılım sağlanamadı
Cyprus talks fail to yield breakthrough
Onun ifadesi büyük bir atılım olabilirdi.
His testimony could be a major breakthrough.
2016-günümüz: Kariyer başlangıcı ve atılım
2016–present: Beginnings and breakthrough
atılım ile daha fazla örnek cümle →