atık su

TR → EN
"atık su" kelimesinin İngilizcesi: sewage. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsewage

Görsel

Mavi cam şişe suda yüzüyor - atık içecekAtık Karpuz Kabuklarından Fışkıran Filizler: Evde Kompostlama ve SürdürülebilirlikKırmızı SUV Aracıyla Elektronik Atık Geri Dönüşüm Noktasında Günlük SahneEv Tipi Organik Atık Geri Dönüşüm Kutusu ve Sürdürülebilir Yaşam

Tanım

•evlerde, fabrikalarda ve iş yerlerinde kullanıldıktan sonra arta kalan, kirletilen sular
•Evlerde, iş yerlerinde kullanımdan dolayı kirlenen ve bina dışına sevk edilen pis su

Diğer Dillerde

AlmancaAbwasser (nötr) /ˈapˌvasəʁ/
wastewater · water contaminated from human usage; sewage
çekim: çoğul Abwässer · tamlayan Abwassers
eş: Schmutzwasser, Niederschlagswasser, Regenwasser, Fremdwasser, Mischwasser
köken: From Middle High German abewazzer, equivalent to ab- + Wasser.
aile: Abwassergebühr, Abwasserkanal, Abwasserreinigung, Abwasserrohr, Abwassertechnik
Abfallwirtschaft (Recycling) — Yüzme suyu kalitesi, kentsel atık su arıtma gereklerine
Fransızcaeaux usées (dişil) /o y.ze/
wastewater (water containing waste products)
eş: effluent liquide
En Europe, les eaux usées sont — Avrupa’da atık su, ağırlıkla
İspanyolcaagua cloacal, aguas residuales, desagüe, lodo cloacal (dişil) /ˌaɡwas resiˈdwales/
sewage (suspension of water and waste) · plural of agua residual
Polución del agua, contaminación en el agua. — Atık su arıtımı Su kirliliği
İtalyancaliquame (eril) /liˈkwa.me/
liquid sewage · slurry
çekim: çoğul liquami
eş: acqua nera
köken: Borrowed from Latin liquāmen (“liquid mixture”).
Non ne rimasi di certo molto impressionato. Andiamo. — Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]
Rusçaсто́чные во́ды
Меня это мягко говоря не впечатлило. Да ладно. — Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]
Farsçaگنداب
Azericegəndov, lağım
sewer · an underground tunnel, mine
çekim: çoğul lağımlar · tamlayan lağımın
köken: From Arabic لَغْم (laḡm).
Felemenkçeafvalwater, rioolwater (nötr)
wastewater
köken: Compound of afval (“waste, garbage”) + water (“water”).
aile: afvalwaterverwerking, afvalwaterzuivering
In Europa wordt — Avrupa’da atık su, ağırlıkla
Portekizceesgoto (eril) /izˈɡo.tu/
sewer (for waste liquid)
çekim: çoğul esgotos
eş: esgotamento
köken: Deverbal from esgotar.
Poluição do ar, poluição da água.. — Atık su arıtımı Su kirliliği
Yunancaλύματα /ˈli.ma.ta/
nominative/accusative/vocative plural of λύμα (lýma)
Νερό Κύκλος του νερού Υγρασία ατμόσφαιρας — Atık su arıtımı Su kirliliği
Japonca汚水 /o̞sɨi/
sewage
廃水処理に微生物を利用するのは 「順応」 という非常に古い技術です — Atık su arıtmanız için bir organizmayı kullanmak
İsveççeavloppsvatten
Förutsatt att kvaliteten kontrolleras — Avrupa’da atık su, ağırlıkla
Lehçeścieki /ˈɕt͡ɕɛ.ki/
nominative/accusative/vocative plural of ściek
eş: nieczystości
Przestrzeganie standardów jakości wody w kąpieliskach, oczyszczanie ścieków — Yüzme suyu kalitesi, kentsel atık su arıtma gereklerine
Fincejätevesi /ˈjæteˣˌʋesi/
sewage, wastewater
çekim: çoğul jätevedet · tamlayan jäteveden
köken: jäte (“waste”) + vesi (“water”)
aile: jätevedenpuhdistamo, jätevesikuormitus, jätevesiliete, jätevesimaksu, jätevesisieni, teollisuusjätevesi
Euroopassa jätevettä käytetään uudelleen lähinnä Etelä-Euroopassa. — Avrupa’da atık su, ağırlıkla
Çekçesplašky (eril) /ˈsplaʃkɪ/
sewage
çekim: çoğul splašků · tamlayan splašků
Tématem roku 2017 je odpadní voda. — 2017 yılında tema “atık su” idi.
Dancaspildevand
wastewater
çekim: tamlayan spildevands
köken: From spilde + vand.
Disse spørgsmål behandles i den nye publikation fra EONN om spildevandsanalyse (EONN, 2008b). — Bu hususlar atık su analizi hakkındaki yeni EMCDDA yayınında ele alınmaktadır (EMCDDA, 2008b).
Endonezceair limbah /ˌair ˈlimbah/
wastewater · sewage
çekim: çoğul air-air limbah
köken: Compound of air (“water”) + limbah (“waste”).
Persediaan air – Kontaminasi air. — Atık su arıtımı Su kirliliği
Bulgarcaканални води
В Европа, — Avrupa’da atık su, ağırlıkla
Katalancaaigües negres
İrlandacamúnlach (eril)
sewage, sullage, liquid manure · puddle, mire
çekim: tamlayan múnlaigh
köken: Possibly from mún (“urine”) + loch (“lake, pool”).
Malaycakumbahan
sewage
çekim: çoğul kumbahan-kumbahan
köken: Affixed kumbah + -an. Cognate of Javanese ꦏꦸꦩ꧀ꦧꦲꦤ꧀ (kumbahan, “laundry”).
Svahilimaji taka
sewage
köken: Compound of maji + taka.
Esperantokloakaĵo, rubakvo /kloaˈkaʒo/
sewage
köken: Etymology tree Esperanto kloako Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Italic *-ātos Vulgar Latin -ātus Proto-Indo-European *-ikos Proto-Italic *-ikos Vulgar Latin -icus Vulgar Latin -āticus Vulgar Latin -āticumder. Esperanto -aĵo Esperanto kloakaĵo From kloako (“sewer”) + -aĵo (“substance”).
Makedoncaканализа́ција
Malayalamcaമലിനജലം

Örnek Cümleler

Sadece kaynar su, atık su,
Except boiling water and benumbing cold:
2Nükleer Santral,3 tane atık su arıtma tesisi bulunmaktadır.
Full Energy operators require at least 3 sensors.
Ayrıca su kirliliği ve atık su alanında da ön ayak olmuştur.
He also pioneered the area of water pollution and wastewater.
Balıkçılar atık su arıtma tesislerinin olmamasından yakınıyor.
Fishermen complain about the lack of waste-water treatment facilities.
Atık su gözetimi, atık suyu kirleticiler açısından izleme sürecidir.
Wastewater surveillance is the process of monitoring wastewater for contaminants.
Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.
A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply.
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]
Washing, clothes, wastewater, nutrition, crowding, animals, dust, temperature, injury]
Gelişmekte olan ülkelerde herhangi bir atık su yönetiminin olmaması ekseriyetle önemlidir.
In developing and emergent countries the absence of any wastewater management is usually critical.
Hava ve su kaynaklı nanopartiküller bina havalandırılması ve atık su sistemleriyle girebilirler.
Airborne and waterborne nanoparticles enter from building ventilation and wastewater systems.
Mikrop öldürücü lambalar ayrıca mikroorganizmaları öldürmek için atık su arıtımında da kullanılır.
Germicidal lamps are also used in waste water treatment in order to kill microorganisms.
Hürriyet gazetesine konuşan Türk balıkçılar ise, atık su arıtma tesislerinin eksikliğinden yakındı.
Meanwhile, Turkish fishermen quoted by the daily Hurriyet cite inadequate wastewater treatment.
atık su ile daha fazla örnek cümle →