alabalık

/ɑ.ɫɑ.bɑ.ɫɯk/
noun
C2 seviye
TR → EN
"alabalık" kelimesinin İngilizcesi: trout, trout, trout, trout. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltroutnoun
Geneltrout
Geneltrout
Geneltrout
Görsel
Dumanlı alabalık balık festivali - lezzetli deniz ürünleriTaze Dereotu ve Limon Dilimleriyle Süslenmiş Marine Alabalık HazırlığıDoğanın Berrak Sularında Yüzen Benekli Alabalık ve Taşlı Dere YatağıSudan Çıkan Renkli Alabalık: Doğanın Etkileyici Anı ve Balık Portresi
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)alabalığı
Yönelme (-e)alabalığa
Bulunma (-de)alabalıkta
Çıkma (-den)alabalıktan
Tamlayan (-in)alabalığın
Çoğul (-ler)alabalıklar
Tanım
•Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı; ala (Trutta faris).
•Ardahan ili Posof ilçesine bağlı bir köy
•Artvin ili Merkez ilçesine bağlı bir köy
•Erzurum ili Narman ilçesine bağlı bir köy
•Muş ili Varto ilçesine bağlı bir köy
•Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli, 250 gramdan 2 kilograma kadar gelen bir tatlı su balığı
Diğer Dillerde
Almancaforelle, Forelle (dişil) /foˈrɛlə/
trout
çekim: çoğul Forellen · tamlayan Forellen
köken: With irregular stress shift (as in Holunder, lebendig, etc.) from Middle High German forhel, alteration of older forhen, from Old High German forhana, from Proto-Germanic *furhnō, from Proto-Indo-European *perḱ- (“speckled”).
Sie besitzt einen Bauernhof. — Alabalık çiftliği vardır.
Fransızcatruite, Truite (dişil) /tʁɥit/
trout
çekim: çoğul truites
köken: From Old French, from Late Latin tructa, possibly from Ancient Greek τρώκτης (trṓktēs).
aile: truite arc-en-ciel, truite fario
Saumon grillé à la sauce soja. — Izgarada soya soslu alabalık.
İspanyolcatrucha (dişil) /ˈtɾut͡ʃa/
trout · fish
çekim: çoğul truchas
eş: cabria
köken: Inherited from Late Latin trūcta, possibly from Ancient Greek τρώκτης (trṓktēs).
aile: Mara Salvatrucha, no se pescan truchas a bragas enjutas, te quiero como la trucha al trucho, trucha arcoíris, trucha de mar, trucha de tierra caliente, trucha degollada
Destino de la caza viva y muerta. — En çok sazan ve Alabalık avcılığı yapılmaktadır.
İtalyancatrota (dişil) /ˈtrɔ.ta/
trout
çekim: çoğul trote
köken: From Late Latin tructa, possibly from Ancient Greek τρώκτης (trṓktēs).
Nel lago vive la trota salmonata. — Gölde alabalık yaşamaktadır.
Le specie presenti sono la trota fario, il salmerino alpino (protetto) e la trota mormorata.
Rusçaфорель (dişil) /fɐˈrɛlʲ/
trout
çekim: çoğul форе́ли · tamlayan форе́ли
eş: пеструшка, пестряк
köken: From German Forelle, possibly through Dutch forel. Ultimately from Old High German forhana.
Клетка также увеличивается. — Alabalık da yetişmektedir.
Форе́ли как ме́лкие, так и кру́пные хороши́ отварны́ми и́ли жа́реными на ве́ртеле.
Arapçaأُطْرُوط, تَرُوتَة
سمك السلمون المشوي — Izgarada soya soslu alabalık.
Farsçaقزلآلا
Azericealabalıq, qızılala
scarlet
köken: From qızıl (“red”) + ala (“variegated”). Compare Turkmen gyzyl-ala (“motley, multi-colored (with a predominance of red)”), Chagatai قزل الا (qzl ʾlā /⁠qızıl ala⁠/, “trout”), Armeno-Kipchak խըզըլալաճապալըխ (xəzəlalačapaləx, “trout”), and Armenian կարմրախայտ (karmraxayt, “trout”, literally “red-spotted”).
Kazakçaбақтақ
Özbekçegulmohi /ɡul.mɒˈhi/
trout
çekim: çoğul gulmohilar
köken: From Classical Persian گُلمَاهِی (gul-māhī).
Tatarcaбагры, керкә, форель
Felemenkçeforel (eril) /foːˈrɛl/
a trout, Salmo trutta · one of certain fish of the subfamily Salmoninae, specifically certain members of the genera Salvelinus and Oncorhynchus
çekim: çoğul forellen
köken: Borrowed from German Forelle.
aile: beekforel, meerforel, regenboogforel, zalmforel, zeeforel
Gegrilde zalm met sojasaus. — Izgarada soya soslu alabalık.
Portekizcetruta, truta (peixe teleósteo) (dişil) /ˈtɾu.tɐ/
trout (fish in Salmonidae which spawns more than once)
çekim: çoğul trutas
köken: From Late Latin tructa, of uncertain origin, possibly from Ancient Greek τρώκτης (trṓktēs). Compare Galician troita.
aile: truta-arco-íris, truta-comum, truta-dos-ribeiros, truta-francesa
A maioria é criada com propósitos comerciais. — Bunlardan alabalık ticari amaçlarla yetiştirilmektedir.
Yunancaπέστροφα (dişil)
trout
çekim: çoğul πέστροφες · tamlayan πέστροφας
köken: From Bulgarian пъстърва (pǎstǎrva).
Σολωμός με σάλτσα σόγιας στο γκρίλ. — Izgarada soya soslu alabalık.
Japoncaマス
集団、集まり、多数、大量、大衆。複合語の前の部分となることが多い。
みかん農家がある。 — Alabalık çiftliği vardır.
Korece송어 /sʰo̞ŋʌ̹/
The masu or masu salmon, Onchorhynchus masou masou.
köken: Sino-Korean word from 송(松) (song, “pine tree”) + 어(魚) (eo, “fish”).
aile: 무지개송어, 홍송어
이는 보통 유아기 때 발전한다. — Genelde alabalık yetiştiriciliğinde kullanılır.
İsveççeforell, öring
brown trout (Salmo trutta)
çekim: çoğul foreller · tamlayan forells
köken: Borrowed from German Forelle, from Proto-Germanic *furhnō. The fish is spotted, hence the name. Compare Sanskrit पृषत् (pṛṣat, “spotted”), Ancient Greek περκνός (perknós), πέρκη (pérkē).
aile: regnbågsforell
Grillad Soyasås Lax. — Izgarada soya soslu alabalık.
Lehçepstrąg (eril) /ˈpstrɔŋk/
trout (fish)
çekim: çoğul pstrągi · tamlayan pstrąga
eş: troć
köken: Inherited from Proto-Slavic *pьstrǫgъ, from the adjective *pьstrъ.
Ma farmę słoneczników. — Alabalık çiftliği vardır.
Hintçeसामन (eril) /sɑː.mən/
salmon
çekim: çoğul सामनों
köken: Borrowed from English salmon.
Fincetaimen /ˈtɑi̯men/
brown trout (Salmo trutta)
çekim: çoğul taimenet · tamlayan taimenen
köken: From Proto-Finnic *taimën, an extension of Proto-Finnic *taimi (“trout, salmon”). Cognates include Karelian taimen and Estonian taim. Russian тайме́нь (tajménʹ), Latvian taimiņš and dialectal Swedish tajmenlax are borrowed from Finnic. Similar-sounding words include taima (“ceiling joist”) or taimi (“sapling”), but they are not likely related.
aile: järvitaimen, meritaimen, purotaimen
Niiden sisäpuolella sijaitsee mesiäinen. — İçerisinde alabalık bulunur.
Çekçepstruh (eril) /ˈpstrux/
trout
çekim: çoğul pstruzi · tamlayan pstruha
köken: Inherited from Old Czech pstruh, from Proto-Slavic *pьstrǫgъ, from the adjective *pьstrъ. Compare Polish pstrąg.
V zimě má šedohnědě, v létě zas červenohnědě zbarvenou srst. — Yaz, kış akar ve içinde kırmızı alabalıklar mevcuttur.
Rumencepăstrăv (eril)
trout
çekim: çoğul păstrăvi · tamlayan păstrăvului
köken: Borrowed from Bulgarian пъстъ́рва (pǎstǎ́rva), from Proto-Slavic *pьstrъ (“variegated”). Doublet of pestriț.
Somonul cu sosul de soia. — Izgarada soya soslu alabalık.
Macarcapisztráng /ˈpistraːŋɡ/
trout (fish)
çekim: çoğul pisztrángok
köken: First attested in the late 10th century. From a Slavic language. Form development: psztrong -> pisztrong -> pisztráng. Compare Polish pstrąg.
A tóban pisztrángok élnek. — Gölde alabalık yaşamaktadır.
Latincetructa
a kind of trout
çekim: çoğul tructae · tamlayan tructae
köken: Found in Late Latin. Perhaps from Ancient Greek τρώκτης (trṓktēs, “nibbler”), from τρώγω (trṓgō, “to gnaw”), from Proto-Indo-European *terh₁- (“to rub, to turn”).
Dancaørred /ˈɶɐ̯ʌð̠ˠ/
trout
çekim: çoğul ørreder · tamlayan ørreds
köken: From Old Norse aurriði, from aurr (“gravel”) + the verb ríða (“to ride”), meaning something like "one who rides on stones and gravel". Compare Norwegian Nynorsk aure, Swedish öring and Norwegian Bokmål ørret.
Norveççeaure, ørret
Det er til og med store mengder kreps i elven. — Ayrıca nehirde bolca alabalık yetiştirilmektedir.
Vietnamcacá hồi /kaː˧˦ hoj˨˩/
a salmon (fish)
köken: From cá (“fish”) + hồi, the latter is a Sino-Vietnamese word from Chinese 回 (huí, “to return”), so called for the way they "return" upstream to spawn.
Cho anh món Cá hồi nướng với nước tương. — Ben ızgarada soya soslu alabalık alacagım.
Bulgarcaпъстърва (dişil) /pɐˈstɤrvɐ/
trout (bonefish of family Salmonidae)
çekim: çoğul пъстъ́рви
köken: Inherited from Proto-Slavic *pьstry (v-stem). By surface analysis, пъстър (pǎstǎr, “variegated, spotted”) + -ва (-va)
За по-здравите и големи крепости гладът е най-ефикасен. — En çok sazan ve Alabalık avcılığı yapılmaktadır.
Etimoloji
From Ottoman Turkish آلا بالق (ala balık), equivalent to ala (“variegated”) + balık (“fish”).
Örnek Cümleler
Bu göl alabalık kaynıyor.
This lake abounds in trout.
Alabalık çiftliği vardır.
It remains a farmhouse.
Alabalık da yetişmektedir.
Enrollment has also grown.
Alabalıklar ısırıyorlar mı?
Are the trout biting?
Alabalık en sevdiğim balık.
Trout is my favorite fish.
Bu nehir alabalıkla doludur.
This river abounds in trout.
Büyük bir alabalık yakaladı.
He caught a large trout.
İçerisinde alabalık bulunur.
It has stairs inside.
Izgarada soya soslu alabalık.
Grilled Soy sauce Salmon.
O büyük bir alabalık yakaladı.
He landed a big trout.
Tom üç büyük alabalık yakaladı.
Tom caught three large trout.
Alabalık balıkçılığını severim.
I like trout fishing.
alabalık ile daha fazla örnek cümle →