öğütücü

/œ(ɰ)ytyˈd͡ʒy/
noun
C2 seviye
TR → EN
"öğütücü" kelimesinin İngilizcesi: shredder, grinder, molar, shredder, shredder. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelshreddernoun
Genelgrinder
Genelmolar
Genelshredder
Genelshredder
Görsel
Karabiber öğütücü mutfakta - baharat dolu fotoğrafKahve çekirdeği ve öğütücü mutfak sahnesiKahve kavrulmuş çekirdekler ve öğütücü fotoğrafı
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)öğütücüyü
Yönelme (-e)öğütücüye
Bulunma (-de)öğütücüde
Çıkma (-den)öğütücüden
Tamlayan (-in)öğütücünün
Çoğul (-ler)öğütücüler
Tanım
•Öğütme özelliği olan
•Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine
•Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet
Diğer Dillerde
Almancaschredder (eril) /ˈʃrɛdər/
shredder (machine)
çekim: çoğul Schreddern · tamlayan Schredders
köken: 20th century, borrowed from English shredder.
aile: schreddern
Die Backenzähne sind stark entwickelt. — Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.
FransızcaBroyeur (machine)
Et mon final serait Le Compacteur d'Ordures. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
İspanyolcaamoladora, desfibradora, esmeril, ralladora, trituradora (dişil) /amolaˈdoɾa/
grinder (tool)
çekim: çoğul amoladoras
eş: mola, amoladora angular, esmeril angular, moladora, galletera, rotaflex
köken: From amolar + -dora.
aile: amoladora angular, amoladora de banco
Mi último movimiento iba a ser El Compactador de Basura. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
İtalyancamolare, tritadocumenti, trituratore /moˈla.re/
molar (all senses)
çekim: çoğul molari
eş: mascellare, affilare, arrotare, levigare, limare, lisciare
köken: From Latin molāris.
La mia mossa finale sarebbe stata Il Pressarifiuti. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
действ. прич. наст. вр. от размалывать
Моим финальным действием было бы Прессование Мусора. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Azericeüyüdücü
Felemenkçeversnipperaar
apparaat dat versnippert
De bovenhoektanden zijn sterk ontwikkeld. — Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.
Portekizcefragmentadora, moedor, moinho, molar, triturador (dişil) /fɾa.ɡi.mẽ.taˈdo.ɾɐ/
shredder (machine that tears up objects into smaller pieces)
çekim: çoğul fragmentadoras
O meu ataque final ia ser "O Compactador de Lixo". — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Japoncaシュレッダー /ɕɨɾe̞d̚d̥a̠ː/
a shredder (machine)
köken: Borrowed from English shredder.
決まり台詞は 「ゴミに出してやるぞ!」 — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Korece세단기 /sʰe̞da̠nɡi/
chopper · shredder
köken: Sino-Korean word from 細斷機.
저의 마지막 방법은 "쓰레기 압축 분쇄기"가 되는 것이었죠. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
식물 세단기(植物細斷機)
문서 세단기(文書細斷機)
İsveççedokumentförstörare
paper shredder
çekim: çoğul dokumentförstörares · tamlayan dokumentförstörares
köken: dokument + förstöra + -are
Kindtänderna är bra utvecklade. — Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.
Lehçemłynek, niszczarka, program niszczący (eril) /ˈmwɘ.nɛk/
a male surname
çekim: çoğul młynki · tamlayan młynka
köken: From młynek.
aile: młynek modlitewny
Ząbki na udach silnie rozwinięte. — Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.
Ukraynacaподрі́бнювач папе́ру
Fincehiomakone, paperisilppuri, silppuri, tiedostosilppuri /ˈhiomɑˌkoneˣ/
grinder, sander (machine)
çekim: çoğul hiomakoneet · tamlayan hiomakoneen
köken: hioma (third infinitive stem) + kone
aile: kulmahiomakone, penkkihiomakone, pyöröhiomakone, tasohiomakone
Viimeistelevä liikkeeni olisi 'Jätepuristin'. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Çekçeskartovač, skartovačka (eril) /ˈskartovat͡ʃ/
shredder
çekim: çoğul skartovače · tamlayan skartovače
Ukázalo se, že je to skoro totéž jako skartovačka. — Görünen o ki, neredeyse öğütücüyle aynı...
Rumencerâșniță (dişil)
grinder · mill
çekim: çoğul râșnițe · tamlayan râșnițe
köken: Borrowed from Bulgarian ръшница (rǎšnica).
Mișcarea finală va fi să mă fac Compactor de Gunoaie. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Macarcadaráló, iratmegsemmisítő /ˈdɒraːloː/
present participle of darál
çekim: çoğul darálók
köken: darál + -ó (present-participle suffix)
aile: darálós, darálógép, darálómalom, darálóüzem, diódaráló, húsdaráló, iratdaráló, kávédaráló, mákdaráló
A befejező mozdulatom a Szemétprés lesz. — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Norveççejeskel, makuleringsmaskin
Vietnamcamáy mài
Tuyến nước mắt phát triển mạnh. — Öğütücü dişleri çok güçlü gelişmiştir.
Bulgarcaкътник, мелничка, точилар, точило, шлайф
Последният ми ход ще бъде "Дъ Траш Компактор". — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Slovakçaskartátor
Slovencedrobilnik, rezalnik, uničevalnik dokumentov
Moja glavna poteza bi bila "Stiskalec smeti". — Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
Katalancaesmoladora, mola (dişil) /ˈmɔ.lə/
millstone, a circular stone of the two that make up the ordinary mill, one is mobile and is rolled over the other, which is fixed · the amount of water needed to move a millstone
çekim: çoğul moles
köken: From Latin mola.
aile: esmolar, molada, molar, moler, molera, moleta, moló
passar per la mola
Galcerhwygwr
İzlandacapappírstætari
Ermeniceհղկորդ, սերտող, սրինդիչ, սրորդ
back tooth, grinder
çekim: çoğul უკანა კბილები · tamlayan უკანა კბილის
Khmerceម៉ាស៊ីនកិន
Etimoloji
From Ottoman Turkish اوگودیجی, equivalent to öğüt- (“to grind”) + -ücü.
Örnek Cümleler
Çöp öğütücüsü dolu.
The trash compactor is full.
Elle çalışan öğütücüler
Manual grinders
Çöp öğütücüsü çok gürültülü.
The garbage disposal is very loud.
Kendime bir çöp öğütücü almak istiyorum.
I want to buy myself a garbage disposal.
Öğütücülü grupta sınır iki katına varıyor.
In the shredded condition it was twice as much.
Görünen o ki, neredeyse öğütücüyle aynı...
It turns out it was almost like the shredder.
Bitiriş hareketim ise "Çöp Öğütücü" olacaktı.
(Laughter) My finishing move was going to be The Trash Compactor.
Elektrikli öğütücülerin birçok modeli vardır.
Electrical powered burr grinders are available in many variations.
Yıkılmıştım, adeta bir çöp öğütücüden geçmiş gibi.
(Laughter) I was crushed, as if by a trash compactor.
Tom kağıt öğütücüyü nasıl kullanacağını hatırlayamıyor.
Tom can't remember how to use the shredder.
Haşhaş tohumları için öğütücü, ön tarafta öğütülen görünür
Burr grinder for poppy seeds, burr visible on front
Diğer modellerin dozlayıcılı ve "dozlayıcısız" öğütücüleri vardır.
Other variations include grinders that are equipped with dosers and others that are "doserless".
öğütücü ile daha fazla örnek cümle →