Çeviri yapmaktan bıktım.
I'm tired of translating.
Şimdiye kadar ilk kez çeviri yapmaktan bıktım.
This is the first time I've ever got tired of translating.
Gerçeği söylemek gerekirse çeviri yapmaktan hoşlanmam.
To tell the truth, I don't like translating.
Çeviri yapmak, bize ana dilimizi daha iyi bilmemizde yardımcı olur.
Translating helps us to know our mother tongue better.
Tatoeba'da çeviri yapmak, boş zamanlarınızı geçirmenin iyi bir yoludur.
Translating for Tatoeba is a good way to spend your free time.
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.
When Shishir comes out to translate, it's best to remain indoors.
Tom'un benim için çeviri yapmak zorunda olduğunu düşünmesini istemiyorum.
I don't want Tom to think he has to interpret for me.
çeviri yapmak ile daha fazla örnek cümle →