vacancy
/ˈveɪkənsi/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"vacancy" kelimesinin Türkçesi: boşluk, aralık, fasıla., boş yer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelboşluk
Genelaralık
Genelfasıla.
Genelboş yer
Görsel




Tanım
•an empty area or space
Diğer Dillerde
Almancafreie Stelle, freier Platz, freies Zimmer, Leerstelle, Vakanz
Fransızcachambre libre
İtalyancaposizione vacante, posto vacante
Rusçaвака́нсия, свобо́дное ме́сто, свобо́дный но́мер
Arapçaحَيِّز, شَاغِر, شَاغِر وَظِيفِيّ, غُرْفَة شَاغِرَة, وَظِيفَة شَاغِرَة
Felemenkçevacature
Portekizcevaga
İsveççeledig plats
Lehçewakat
Ukraynacaвака́нсія
Finceavoin virka, vakanssi, vapaa huone, vapaa paikka
Çekçevolné místo
Norveççeledig rom, ledig stilling
Bulgarcaвака́нция, празнина́, свобо́дна ста́я, свобо́дно мя́сто
Gürcüceვაკანსია, თავისუფალი ნომერი, სიცარიელე, ცარიელი სივრცე
Zulucaisikhala
Oksitancaespaci, espaci vuèg
Etimoloji
From Late Latin vacantia. Doublet of vacance.
Kelime Ailesi
anion vacancy
divacancy
monovacancy
multivacancy
semivacancy
trivacancy
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir boş oda var.
There is one vacancy.
Konusu tatildir.
No Vacancy.
Boş odanız var mı?
Do you have a vacancy?
İstifası kabinede boşluk bıraktı.
His resignation left a vacancy in the cabinet.
Bir kontenjan açığı var da .......
There is a vacancy for a ...
Atama ile boş kontenjanı doldurdular.
They filled the vacancy by appointment.
1962'de bir boşluk olduğunda gözlemci oldu.
In 1962 she became an observer when a vacancy became available.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.
There is no room open for vacancy.
Seçimi, dört aylık bir boşluğun ardından geldi.
His election followed a four-month vacancy.
Diaspora ya sonraki gün de tatil olarak verilir.
A casual vacancy was announced the next day.
Samaritans arasında çalışmak için bir kadro açıldı.
A vacancy is opening up to work among the Samaritans.
Necmettin, "Marangoz dükkanında bir boş yerimiz var" dedi.
Najmuddin told me, "Well we have a vacancy in the carpentry shop."