/ʌnˈwɛl/ 2 hece C1 seviye
EN → TR
"unwell" kelimesinin Türkçesi: rahatsız, hasta., iyi olmayan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri Genel rahatsız 🔊
Genel hasta. 🔊
Genel iyi olmayan
Tanım • somewhat ill or prone to illness
Diğer Dillerde Bulgarca 🔊 болнав , неразположен
Etimoloji Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Germanic *un- Proto-West Germanic *un- Old English un- Middle English un- English un- English well English unwell From un- + well.
Örnek Cümleler Tom biraz rahatsız. 🔊
Tom is slightly unwell. 🔊
Sami kendini kötü hissediyordu. 🔊
Sami was feeling unwell. 🔊
O, hasta olmasına rağmen okula geldi. 🔊
He came to school even though he was unwell. 🔊
16 Şubat - Hoti kendini iyi hissetmiyordu. 🔊
February 16 - Hoti feels unwell. 🔊
Ben onun biraz kötü hissettiğini düşünüyorum. 🔊
I do think he was unwell... 🔊
Sandrina bu haberden şoke olmuştur ve hemen bayılıp yere düşer. 🔊
Adriana looks at the note and immediately feels unwell. 🔊
Nebülizasyon, sağlık durumu daha kötü hastalar için kullanım kolaylığı sağlayabilir. 🔊
Nebulization may be easier for those who are more unwell. 🔊
Başkomutan Fairfax rahatsız olduğu için toplantıya katılamaz, onun yerini Cromwell alır. 🔊
Commander-in-chief Fairfax was unwell and could not be present, so Cromwell sat in the chair. 🔊