unconditional
/ˌʌnkənˈdɪʃənəl/5 hece
C2 seviye
EN → TR
"unconditional" kelimesinin Türkçesi: koşulsuz, şartsız, kayıtsız şartsız. unconditionally kayıtsız şartsız olarak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkoşulsuz
Genelşartsız
Genelkayıtsız şartsız. unconditionally kayıtsız şartsız olarak.
Tanım
•not contingent; not determined or influenced by someone or something else
Diğer Dillerde
Almancabedingungslos
Fransızcainconditionnel
İspanyolcaincondicional
İtalyancaincondizionato
Rusçaбезогово́рочный, безусло́вный
Arapçaغَيْر مَشْرُوط
Farsçaبی قید و شرط
Kazakçaсөзсіз
Felemenkçeonvoorwaardelijk
Yunancaανεπιφύλακτος, άνευ όρων, χωρίς όρους
Japonca無条件の
İsveççeovillkorlig, villkorslös
Ukraynacaбеззастере́жний, безумо́вний
Finceehdoton
Çekçebezpodmínečný
Rumencenecondiționat
Macarcafeltétel nélküli, feltétlen
Vietnamcakhông điều kiện
Bulgarcaбезусловен
Estoncatingimusteta, vastuvaidlematu
İrlandacagan choinníoll, gan chomhla, gan chuntar, neamhchoinníollach
Gürcüceუპირობო
Esperantonekondiĉa
Belarusçaбезагаворачны, безумоўны
Makedoncaбезу́словен
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Germanic *un- Proto-West Germanic *un- Old English un- Middle English un- English un- English conditional English unconditional From un- + conditional.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Mutlak yakınsama
Absolute convergence Unconditional convergence
İşte BU, şartsız sevgi.
That's HENCE unconditional love.
Koşulsuz desteğimize sahipsiniz.
You have our unconditional support.
Beni kayıtsız şartsız seviyor musun?
Do you love me unconditionally?
Sevgisini kayırsız şartsız paylaşır.
He shares it unconditionally and he shares it regardless.
Teslim şartları katlanılmaz değildir.
The terms of surrender were not unconditional.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
"Germany's Unconditional Surrender".
Ama o zamanlar, Şartsız Sevgi varmış.
But also at that point of time it was just that Unconditional Love
Fadil, Dania'yı koşulsuz olarak sevdi.
Fadil loved Dania unconditionally.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
Şartsız bir aşk, zorlana olmayan aşkdır.
An unconditional love is love without coercion.
Elias sonunda onu koşulsuz seven birini buldu.
Elias finally found someone who loved him unconditionally.