Tüm vücudum karıncalandı.
I felt the tingling.
İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuz
You do that, you get lightheaded, you get tingling.
Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Ve bir gün koşudan eve geldi ve "Baba, ayaklarım karıncalanıyor." dedi.
And he came up home from a run one day and said, "Dad, my legs are tingling."
[23] Col. Ted Tingling Tinlin was a colonel for the British intelligence.
[37] Col. Ted Tingling Tinlin was a colonel for the British intelligence.
Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Biz insanı kara çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. [55,14-15; 6,2]
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
Andolsun ki biz Âdem'i, kuru, kokmuş, şekil ve suret verilmiş balçıktan yarattık.
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,