Kedimiz kısırlaştırılmış. 🔊
Our cat is sterilized. 🔊
Onu biraz sterilize edeceğim. 🔊
It's very, very sharp, and I'm going to just sterilize it a tiny bit. 🔊
Bu köpek muhtemelen kısırlaştırılmamış. 🔊
This dog is probably not sterilized... 🔊
Her şey sterilize edilmek zorunda kalacak. 🔊
Everything will have to be sterilized. 🔊
En az 200.000 Kızılderili kadını kısırlaştırılmıştır. 🔊
At least 3,500 Indian women are sterilized under this law." 🔊
Sterilize edilen mikroorganizmalar sudan uzaklaştırılmaz. 🔊
The sterilized microorganisms are not removed from the water. 🔊
Kuru ısı ile sterilizasyona örnek olarak etüv verilebilir. 🔊
Clean, hygienic, can be sterilized. 🔊
İçinde dikiş olmadığı için çok kolay sterilize edilebiliyor. 🔊
There's no seams inside so you can sterilize it very easily. 🔊
Bazı modeller UV Sterilizatör gibi özellikler içerebilir.[2] 🔊
Some models may include features such as a UV Sterilizer.[2] 🔊
Bunlar, kullanılmadan önce sterilize edilmek için kaynatılıyordu. 🔊
Bottled water can be sterilized before using. 🔊
Bunu bir sterilazatör ya da ocak ve bir tencere su ile de yapabilirsiniz. 🔊
You can do this with a sterilizer or a simple pot of water and stove. 🔊
Sterilizatörün içinde su ultraviyole ışık kaynağına mümkün olduğunca yakın akar. 🔊
Within the sterilizer, water flows as close as possible to the ultraviolet light source. 🔊