sporting

2 hece
C1 seviye
EN → TR
"sporting" kelimesinin Türkçesi: sportmen, spor ile ilgili, oyun kurallarına uyan, kumarbaz. sporting chance (k. dili) kazanma ihtimali ağır basan şans. sporting house genelev.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsportmen
Genelspor ile ilgili
Geneloyun kurallarına uyan
Genelkumarbaz. sporting chance (k. dili) kazanma ihtimali ağır basan şans. sporting house genelev.

Tanım

•preoccupied with the pursuit of pleasure and especially games of chance

Diğer Dillerde

Almancasportiv
Fransızcasportif
İspanyolcadeportivo
İtalyancasportivo
Rusçaспорти́вный
Felemenkçesportief
Portekizcedesportivo, esportivo
Lehçesportowy
Ukraynacaспорти́вний
Fincereilu, urheilijamainen, urheilu-
Çekçesportovní
Norveççeidrettslig
Bulgarcaспортен, спортсменски
Letoncasportisks
Katalancaesportiu
Belarusçaспартыўны

Etimoloji

By surface analysis, sport + -ing.

Kelime Ailesi

nonsporting
sporting chance
sporting clays
sporting door
sporting girl
sporting goods
sporting house
sporting lady
sporting woman
sportingly
sportingness
unsporting

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
card playing
sportsmanlike
betting
card-playing
dissipated
gambling

Örnek Cümleler

Sportif modeller
Sporting variants
Spor Etkinlikleri
Sporting events
Sportif başarıları
Sporting achievements
Spor olayına katıldım.
I took part in the sporting event.
Ve spor tesisi olarak...
And for sporting facilities...
Spor kulüplerinde kullanımı
In sporting clubs
Yerel bir spor takımı bulur.
He finds a local sporting team.
"Ş. Spor Birinci Lige dönüyor".
"El Sporting va directo a Primera".
Büyük spor etkinlikleri listesi
List of major sporting events
Müzikten önceki tutkusu futboldu.
Ta Lou's original sporting passion was football.
Onlar spor malzemeleri satıyorlar.
They sell sporting goods.
Özel bir atletik yapı gerektirmez.
He does not claim particular sporting ability.