Spor ayakkabılarım ıslak.
My sneakers are wet.
Çorap ve ayakkabılar yeni.
The socks and sneakers are new.
Ayakkabı....spor ayakkabı...
Dress shoes... Sneakers...
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.
-Go on, put your sneakers on and we'll be on our way.
Hoşunuza gidecek. ayakkabılarınızı çıkarın.
You would like it. Just remove sneakers.
Tom yeni spor ayakkabısını çantasına koydu.
Tom put his new sneakers in his bag.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.
You do it in your sneakers.
Bunlar "Demirci" "Gömleksiz" ve "Yalçın" lardır.
It will be Nike sneakers and smiley shirts.
Spor ayakkabılarını giy çünkü çitten atlayacaksın.
Wear sneakers because you'll need to jump a fence.
Benim yeni bir çift spor ayakkabıya ihtiyacım var.
I need a new pair of sneakers.
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?
If I ask you if you'd like to have coffee, you won't puncture a hole in your sneakers, will you?
Onunkiler spor ayakkabılardı ve köyümüzde taş döşeli yollarımız bile yoktu.
They were sneakers, and this is in a village that doesn't even have paved roads.