"slurp" kelimesinin Türkçesi: (argo) höpürdetmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Örnek Cümleler
Ağzını şapırdatma.
Don't slurp.
Çorbanı şapırdatarak içme.
Don't slurp your soup.
Tom içkisini höpürdeterek içti.
Tom slurped his drink.
Herhangi bir şapırdatma duymak istemiyorum.
I don't want to hear any slurping.
Demek istedeğim, ben için hiçbir zaman çok zor olmadı birini bulmak.
I mean, I never thought it would be so hard to find someone worth slurping the old panhandle.
Çoğu insan bana noodle yeme deneyiminin büyük bir kısmı, höpürdeterek yeme sesidir.
Many people told me a big part of the noodle-eating experience is the slurping noise.