proponent
/pɹəˈpəʊnənt/3 hece
EN → TR
"proponent" kelimesinin Türkçesi: savunan, taraftar., öneren kimse, teklif eden kimse, taraftar kimse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsavunan
Geneltaraftar.
Genelöneren kimse
Genelteklif eden kimse
Geneltaraftar kimse
Tanım
•a person who pleads for a cause or propounds an idea
Diğer Dillerde
AlmancaBefürworter, Fürsprecher
Fransızcaavocat, partisan
İspanyolcadefensor, proponente
Rusçaзащи́тник, пропонент
Arapçaدَاعِم, مُؤَيِّد
Kazakçaжақтаушы
Felemenkçevoorstander
Yunancaυποστηρικτής
İsveççeförespråkare
Ukraynacaприхи́льник, прихи́льниця
Çekçehlasatel, zastánce
Bulgarcaпривърженик
İzlandacaflutningsmaður, málsvari, stuðningsmaður, talsmaður
Etimoloji
From Latin prōpōnēns, present participle of prōpōnō (“to put forward; propose”).
Kelime Ailesi
multiproponent
proponency
Örnek Cümleler
Qualia Savunucuları
Proponents of qualia
Hristiyan taraftarları
Christian proponents
Ari ırk ve askeri saldırganlık
Kissinger may be the most vocal proponent for a New World Order of his era.
Ve ben öyle ezberci biri değilimdir.
And I'm usually not a huge proponent of memorizing things.
Medeniyetler çatışmasının destekçilerine göre
Now, according to proponents of the clash of civilizations,
"Radikal sürdürülebilir yaşam" destekleyicisidir.
He is a proponent of "radically sustainable living".
Akıllı tasarım Taraftarlar çeşitli inançlara sahiptir.
Intelligent design Proponents hold various beliefs.
Peres, Orta Doğu ekonomik işbirliğinin bir destekçisidir.
Peres was a proponent of Middle East economic integration.
Batılı güçlere karşı savaşın ana savunucularından biriydi.
He was a main proponent of the war against the Occidental powers.
Kanin, Devlet Şintoculuğu'nun ana savunucularından biriydi.
Kan'in was one of the main proponents of State Shinto.
Thomas, doğum kontrolünün erken dönemdeki bir savunucusuydu.
Thomas was an early proponent of birth control.
Yamaguchi, nükleer silahsızlanmanın savunucularından biri oldu.
Yamaguchi became a vocal proponent of nuclear disarmament.