premeditated

5 hece
C2 seviye
EN → TR
"premeditated" kelimesinin Türkçesi: kasıtlı, plânlanmış, taammüden. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkasıtlı
Genelplânlanmış
Geneltaammüden

Tanım

•characterized by deliberate purpose and some degree of planning

Diğer Dillerde

Almancageplant, mit Vorsatz, vorher überlegt, vorsätzlich
Fransızcaprémédité
İtalyancapremeditato
Rusçaпреднаме́ренный, предумы́шленный, умы́шленный
Arapçaعَن سَبْق إِصْرَار, مُبَيَّت, مُتَعَمَّد, مُدَبَّر, مَدْرُوس
Felemenkçemet opzet, met voorbedachte rade, opzettelijk
İsveççeöverlagd
Latincemeditātus
Bulgarcaпредумишлен
Malaycaterancang

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
advised
aforethought
forebegotten
foreconceived
preconceived
predesigned
prepense
preplanned
Zıt anlamlılar
unpremeditated
nonpremeditated

Örnek Cümleler

O önceden planlanmış değildi.
It wasn't premeditated.
Bu önceden tasarlanmış bir suçtu.
This was a premeditated crime.
Olmuş olan seks tasarlanmış sekstir.
Committed sex is premeditated sex.
Onu bir öfke nöbetinde öldürdüm. Planlanmış değildi.
I killed him in a fit of rage - it wasn't premeditated.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.
If something isn't perfect, if it doesn't line up with that premeditated model?
Nikoliç'in ifadesine göre, cinayetler önceden hazırlanmış bir planın parçasıydı.
According to Nikolic, the killings were part of a premeditated plan.
Onun öldürülmesi, önceden tasarlanmış korkunç bir şiddet eylemini temsil ediyor.
His killing represents an appalling act of premeditated violence.