Polis yok.
Non polished.
Ayakkabılar cilalanmalı.
The shoes need to be polished.
Ayakkabılarımı cilaladım.
I polished my shoes.
Bu yüzükteki elmas parlatılır.
The diamond in this ring is polished.
Ben ayakkabılarımı cilalattım.
I had my shoes polished.
Git ayakkabılarını cilalattır.
Go get your shoes polished.
Zemini ve mobilyayı parlattım.
I polished up the floor and furniture.
Erkek kardeşim gümüşü parlattı.
My brother polished the silver.
Tom'un ayakkabılarını cilaladım.
I polished Tom's shoes.
Yardımcısı ayakkabılarını parlattı.
His assistant polished his shoes.
Tom babasının ayakkabılarını cilaladı.
Tom polished his father's shoes.
Ben onun için ayakkabılarını cilaladım.
I polished his shoes for him.