nervous breakdown
EN → TR
Tanım
•a severe or incapacitating emotional disorder
Diğer Dillerde
AlmancaNervenzusammenbruch
Fransızcacrise de nerfs
İspanyolcaataque de nervios, chiripiolca, chiripiorca, colapso nervioso, crisis nerviosa
İtalyancaesaurimento nervoso
Rusçaне́рвный срыв
Felemenkçezenuwinzinking
Portekizceataque de nervos, crise nervosa
Yunancaνευρικός κλονισμός
İsveççenervkollaps, nervsammanbrott
Ukraynacaнерво́вий зрив
Fincehermoromahdus
Çekçenervové zhroucení
Macarcaideg-összeroppanás, idegösszeomlás
Afrikancasenu-ineenstorting, senuwee-ineenstorting
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
mental breakdown
meltdown
Örnek Cümleler
O sinir krizi geçirdi.
She had a nervous breakdown.
Tom sinir krizi geçirdi.
Tom had a nervous breakdown.
O bir sinir krizi geçirdi.
He suffered a nervous breakdown.
Price sinir krizi geçirir.
Griffin has a nervous breakdown.
O bir sinir krizinin eşiğinde.
She is on the verge of a nervous breakdown.
Neredeyse sinir krizi geçirdim.
I almost had a nervous breakdown.
Oh no... What's wrong with her?
They say it's a crisis, a nervous breakdown.
Kızkardeşin sinir krizi geçirdi mi?
Did your sister have a nervous breakdown?
Nikola, aynı zamanda sinir krizi geçirdi.
Nikola suffered a nervous breakdown around the same time.
Komik sinir krizi ve bipolar bozukluk geçirdi.
The comic suffered from nervous breakdowns and bipolar disorder.
1937'de sinir krizi nedeniyle sahnelerden koptu.
In 1937 she left the stage due to a nervous breakdown.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.
One day, I had a kind of nervous breakdown and fainted.