Sükut altındır.
Neckties are loud.
Bu kravat çok pahalı.
This necktie is too expensive.
Bu kravatı bağlamak zor.
This necktie is hard to tie.
Tom ipek kravatlar takıyor.
Tom wears silk neckties.
Bu kravat ceketimle uymuyor.
This necktie does not match my coat.
Çok parlak bir kravat taktı.
He wore a very loud necktie.
Bana o kravatı gösterir misin?
Could you show me that necktie?
Senin kravatında bir kahve lekesi var.
There's a coffee stain on your necktie.
Her zaman parlak bir kravat takıyorsun.
You always wear a loud necktie.
Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.
You are always wearing a loud necktie.
Bu yeni kravat takım elbise ile iyi gider.
This new necktie goes well with the suit.
O bana tamamen zevkime uygun bir kravat verdi.
She gave me a necktie which was completely to my liking.