make believe

EN → TR

Tanım

•represent fictitiously, as in a play, or pretend to be or act like

Diğer Dillerde

Almancaso tun, als ob
Fransızcaimaginer
İspanyolcahacer de cuenta
Portekizcefazer de conta
Norveççelate som, late som om
Bulgarcaпреструвам се
Katalancafer veure

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Yalandan inanma olamaz.
There can be no make-believe.
Korsan olduğumuza inandıralım.
Let's make believe that we're pirates.
Kovboy olduğumuza inandıralım.
Let's make believe that we are cowboys.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.
My daughter has a make-believe friend.
Gittiğim her yerde İran'ı arıyorum.
I go everywhere to make believe it's Iran.
Bunlar hikaye veya hayal ürünü değil.
This isn't story tale; it's not make-believe.
Raef ) (Çok Gerçek) Neredesin I Believe (feat.
He made me believe in make-believe."
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.
and she again tells them it was all make believe
Jane bir öğretmen olduğuna inandırmaktan hoşlanırdı.
Jane liked to make believe she was a teacher.