Ana içeriğe geç
Sözlük
/
lyre

lyre

/ˈlaɪ.ə/1 hece
noun
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"lyre" kelimesinin Türkçesi: lir, lir, lir, (müz.) çenk, bir çeşit harp. lyre bird (zool.) Avustralya'ya mahsus ve kuyruğu çenk şeklinde bir çeşit kuş. lyrist çenk çalan kimse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellirnoun
Genellir
Genellir
Genel(müz.) çenk
Genelbir çeşit harp. lyre bird (zool.) Avustralya'ya mahsus ve kuyruğu çenk şeklinde bir çeşit kuş. lyrist çenk çalan kimse
Genelgazel yazan veya okuyan kimse.

Görsel

Altın Saat Işığında Kumlu Zemin Üzerinde Beliren Gizemli Toz BulutuAntrenörüyle birlikte sahada yön belirleyen genç basketbol oyuncusuAhşap ve Cam Detaylı Modern Villa ile Sürdürülebilir Rüzgar EnerjisiAlevlerin Dansında Beliren Mistik Kaplumbağa ve Kıvılcımların Büyüsü

Tanım

•a harp used by ancient Greeks for accompaniment

Atasözü & Deyim

“Akla gelmeyen başa gelir”
“Allah bilir ama kul da sezer”
“Altının kıymetini (kadrini) sarraf bilir”
“Arı bal alacak çiçeği bilir”
“At binicisini bilir (tanır)”

Diğer Dillerde

AlmancaLeier, Lyra
Fransızcalyre
İspanyolcalira
Rusçaли́ра
Felemenkçelier
Yunancaλύρα
Japoncaライアー
Çince里拉
Fincelyyra
Çekçelyra
Rumenceliră
Macarcalíra
İbraniceכִּנּוֹר
Bulgarcaлира
Estoncalüüra
Galcetelyn gron
İrlandacalir
İzlandacalýra
Arnavutçajongarsharki, sharkë
Ermeniceքնար
Svahilikinubi kidogo
Esperantoliro
Faroecelýri

Etimoloji

From Middle English lire (13th c.), from Old French lire, from Latin lyra, from Ancient Greek λύρᾱ (lúrā, “lyre, a stringed instrument with a sounding-board formed of the shell of a tortoise”). Doublet of lira, lyra, and Lyra.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Kemençe mükemmel dörtte akort edilmiştir.
The Pontian lyre is tuned in perfect fourths.
Uyan, ey lir, ey çenk, Seheri ben uyandırayım!
Wake up, harp and lyre! I will wake up the dawn.
Nero, özel bir sahneden şarkı söyleyerek Lirini çaldı.
Nero sang and played his lyre from a private stage.
Çalgıya başlayın, tef çalın, Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın.
Raise a song, and bring here the tambourine, the pleasant lyre with the harp.
Boyun ("guula"), lir çalan kişinin enstrümanı tuttuğu noktadır.
The neck ("goula") is the point at which the lyre player holds the instrument.
Boru çalarak Ona övgüler sunun! Çenkle ve lirle Ona övgüler sunun!
Praise him with the sounding of the trumpet! Praise him with harp and lyre!
Kemençenin içinde, ses direği olan bir tahta parçası sıkıştırılmıştır.
Inside the lyre, a piece of wood, the soundpost, is wedged.
Lir çalarak RABbe şükredin, On telli çenk eşliğinde Onu ilahilerle övün.
Give thanks to Yahweh with the lyre. Sing praises to him with the harp of ten strings.
Sayfalarda at, atlı, lir ve savaşçı resimleri kolayca ayırt edilebiliyor.
Pictures of a horse, horseman, a lyre and warriors can be "read" on its pages.
En eski telli çalgılar çoğunlukla parmakla çalınırdı (örneğin, Yunan liri).
The earliest stringed instruments were mostly plucked (for example, the Greek lyre).
Enstrümanı kullanırken, kemençeyi çalan kişi onu ayakta veya oturarak "çalar".
When using the instrument, the Pontian lyre player "plays" the lyre either standing or sitting.
Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim, Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim.
I will sing a new song to you, God. On a ten-stringed lyre, I will sing praises to you.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod