light up
EN → TR
Tanım
•begin to smoke
Diğer Dillerde
İspanyolcailuminar
Rusçaзагора́ться, загоре́ться, заже́чь, зажига́ть, освети́ть, освети́ться
İsveççelysa upp
Fincepanna tupakaksi, valaista, valjeta
Latinceincendō
Bulgarcaзапа́лвам, запа́ля, засве́тя, осветля́, осветля́вам, осветя́
Galiçyacaacender
Lüksemburgcabeliichten
Etimoloji
Phrasal verb from light (“to make bright, ignite”, verb) + up (“to a higher degree”, adverb).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu ışığı ne yakıyor?
What's making this light up.
Gökada neden ışık saçar?
Why does the galaxy light up?
Tütsüyü yakmamı ister misiniz?
May I light up the incense?
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.
They'd just begun to light up a little bit, open up a little bit.
Bu böbrek tümörü gibi tümörleri aydınlatabiliriz.
We can light up tumors
Ya RAB, ışığım sensin! Karanlığımı aydınlatırsın.
For you are my lamp, Yahweh. Yahweh will light up my darkness.
"Light Up the Night" albümü 15 Nisan 2014'te çıktı.
The album, Light Up the Night, was released on April 15, 2014.
Bu adamın gözleriyle, bir köyü aydınlatabilirsiniz.
You could light up a village with this guy's eyes.
Ama gece vakti, aynı deniz anası gibi ışıklanıyoruz.
We live there. But at night time, we light up just like the jelly fish.
Eğer nokta parlarsa, orada belli bir virüs var demek.
And if spots light up, we know there's a certain virus in there.
Önemlisi, yolu aydınlatmak için hiçbir şey yapmazlar .
Importantly, they do nothing to light up the road.
Ama genellikle bunu ekranı aydınlatmak için kullanıyorlar.
But they typically use it to light up the screen.