Lagün çok derin. 🔊
The lagoon is very deep. 🔊
Gölcüğün suyu soğuktur. 🔊
The lagoon's water is cold. 🔊
Tom ve Mary gölde yüzdüler. 🔊
Tom and Mary swam in the lagoon. 🔊
Chuuk Lagünü'nde yer almaktadır. 🔊
It is located in the Chuuk Lagoon. 🔊
8 km2'lik bir alanı kaplamaktadır. 🔊
It covers a land area of 8 km2 and a lagoon area of 79 km2. 🔊
Lagün, Puget Boğazı'nın bir parçasıdır. 🔊
The lagoon is part of the Puget Sound. 🔊
Lagün çok sayıda mercan başıyla derindir. 🔊
Its lagoon is deep, with numerous coral heads. It has no pass to enter it. 🔊
Batı Afrika'da gölcük çalışması yapıyordum. 🔊
Because I was there in '71, studying a lagoon in West Africa. 🔊
Deniz Kulağı Bulutsusuobject name (optional) 🔊
Lagoon Nebula 🔊
Ana rıhtım buradadır ve lagüne erişim vardır. 🔊
The main wharf is located here, and there is access into the lagoon. 🔊
Karavasta Lagünü'nün panoramik bir görüntüsü. 🔊
A panoramic view above the Lagoon of Karavasta. 🔊
Ana kasaba, adanın kuzeyindeki San Andrés'dir. 🔊
There is a tiny lagoon in the centre of the island called Big Pond. 🔊