Damar içi veya ağız yoluyla verilebilir. 🔊
It can be taken intravenously or by mouth. 🔊
Ağız ve intravenöz formülasyonlarda mevcuttur. 🔊
It is available in by mouth and intravenous formulations. 🔊
Bu birkaç hafta antibiyotik tedavisini gerektirir. 🔊
Treatment of these infections requires several weeks of intravenous antibiotics. 🔊
Subkutan enjeksyon İntradermal enjeksiyon İntravenöz tedavi 🔊
Subcutaneous injection Intradermal injection Intravenous injection 🔊
Subkutan enjeksiyon Intramüsküler enjeksiyon İntravenöz tedavi 🔊
Subcutaneous injection Intramuscular injection Intravenous injection 🔊
İntravenöz antibiyotikler başlandı ve bir kaç gün içinde düzeldi. 🔊
He was placed on intravenous antibiotics and he recovered after a few days. 🔊
Ağız, intramsküler enjeksiyon ya da intravenöz yoluyla kullanılabilir. 🔊
It is administered by mouth, by intramuscular injection, or intravenously. 🔊
DİK, dünyanın birçok bölgesinde, hepatit C için büyük bir risk faktörüdür. 🔊
Intravenous drug use (IDU) is a major risk factor for hepatitis C in many parts of the world. 🔊
Bugünlerde çocuklar okula gitmiyor fakat onun yerine damardan bilgi alıyor. 🔊
Children these days don't go to school, but instead receive information intravenously. 🔊
Bu durum intravenöz sıvıların ve antibiyotiklerin uygulanmasını gerektirir. 🔊
This requires administration of intravenous fluids and antibiotics. 🔊
İntravenöz metoklopramid ya da intranazal lidokain diğer potansiyel seçeneklerdir. 🔊
Intravenous metoclopramide or intranasal lidocaine are other potential options. 🔊
Hipotansiyonu önlemek için 1,5 L/saate kadar intravenöz hidrasyona devam edilmelidir. 🔊
Intravenous hydration of up to 1.5 L/h should continue to prevent hypotension. 🔊