interstice

/ɪnˈtɜː.stɪs/
EN → TR
"interstice" kelimesinin Türkçesi: yarık, çatlak, birbirine yakın iki parça arasındaki açıklık.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyarık
Genelçatlak
Genelbirbirine yakın iki parça arasındaki açıklık.

Görsel

Yarık yapraklı koyu yeşil monstera yaprağı gri zemindeYarık Topraklarda Parlayan Lav Işıklarıyla Büyüleyici Gün BatımıYarık yapraklı koyu yeşil monstera yaprağı koyu zemin üzerindeMonokrom Soyut Doğa Dokusu: Yarık ve Parıltılı Çizgili Yüzey Detayı

Tanım

•small opening between things

Diğer Dillerde

Fransızcainterstice
İspanyolcaintersticio
İtalyancainterstizio
Rusçaзазо́р, промежу́ток, расще́лина
Felemenkçeopening, tussenruimte
Portekizceinterstício
Rumenceinterstițiu
Bulgarcaмеждина, промеждутък
Katalancainterstici
İrlandacascáineadh
Esperantointerspaco

Etimoloji

From late Middle English interstice, from Old French interstice or directly from Latin interstitium (“a space between, gap, interval”), ultimately from intersistere (“to stand in between, to stop in the middle”), from inter- + sistere (“to stand, to stop”).

Kelime Ailesi

intersticed

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Bir ayırıcı var aralarında; kendi sınırlarını aşmıyorlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşıp karışmazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
Fakat aralarında bir engel bulunduğundan, birbirinin sınırını aşmazlar.
With an interstice between them which they cannot cross.
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.
With an interstice between them which they cannot cross.
İnce taneli sedimanlarda, aralıkların boyutları küçüktür ve bu nedenle de akış laminerdir.
In fine-grained sediments, the dimensions of interstices are small and thus flow is laminar.