"incline" kelimesinin Türkçesi: meyletmek, yokuş, sapmak, meyil, eğilme.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmeyletmek
Genelyokuş
Genelsapmak
Genelmeyil
Geneleğilme.
Geneleğmek
Genelyatırmak
Genelmeylettirmek
Geneleğilmek
Genelyatmak
Genelmail satıh. (I.) am inclined to think düşünme egilimindeyim. green inclining to blue maviye çalan yeşil.
Genelmail satıh
Genelistidat göstermek
Genelinhiraf etmek. incline one's ear kulak kabartmak
Geneltakdirle dinlemek. inclined plane. eğri yüzey
Geneleğri yüzey
Tanım
•an inclined surface connecting two levels
•make receptive or willing towards an action or attitude or belief
Örnek Cümleler
Yüksek eğimliler
Highly inclined
İncline leg press
Incline leg press
Eğimli bench press
Incline bench press
O, şiddete eğilimli.
He's inclined to violence.
Tembel olmaya meyilli.
He is inclined to be lazy.
O, kızmaya eğilimlidir.
He is inclined to get mad.
Hep Allah'a başvururdu.
He is indeed most inclined.
Ona katılmaya meyilliyim.
I'm inclined to agree with him.
Ona inanmaya eğilimliyim.
I'm inclined to believe her.
Tom tembel olmaya yatkın.
Tom is inclined to be lazy.
O tembel olmaya eğimlidir.
He is inclined to be lazy.
Sana katılmaya meyilliyim.
I'm inclined to agree with you.