Miloşeviç'in karısı Mira Markoviç ise suça ortaklıkla suçlandı.
Milosevic's wife, Mira Markovic, was charged with incitement.
Temizöz, cinayete teşvik ve silahlı örgüte üyelikle suçlanıyor.
He faces charges of incitement to murder and membership in an armed organisation.
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
-veya ekonomik teşviği körüklediği yahut yaratan bir insiyatif olduğu sürece.
-or economic incitement or is an incentive to create.
Ağustos 2008'de Yasin'in kardeşi Osman Hayal, teşvik nedeniyle gözaltına alındı.
In August 2008, his brother, Osman Hayal, was taken into custody for incitement.
Orada bir kadeh kapışırlar ki, onda ne bir saçmalama vardır, ne de günaha sokma.
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
Şimdi Sufi Müslümanları'na e Şii hacılarına karşı yapılan tahrikleri de kınayalım.
Let us condemn incitement against Sufi Muslims, and Shiite pilgrims.
Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
Orada birbirlerinden kadeh kapışırlar, onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.