Bu halı el yapımı.
This rug is handmade.
Tamamen el yapımıdır.
It is entirely handmade.
Onların hepsi el yapımı şeylerdi.
All of them were handmade things.
Bu mangada bu konu ele alınmıştır.
This item looks handmade.
El yapımı şeylere değer veriyorum.
I value handmade things.
Avustralya'da ACT olarak kısaltılır.
It is handmade in Australia to order.
Tom ve Mary el yapımı bir halı aldı.
Tom and Mary bought a handmade rug.
Meksika'nın tanınmış simalarındandır.
Handmade Style Mexico.
Tom Mary'ye bir el yapısı tutak verdi.
Tom gave Mary a handmade potholder.
Bugünlerde el yapısı ürünler çok pahalı.
Handmade goods are very expensive nowadays.
2010–2014: Handmade Songs by Tori Kelly ve Foreword
2010–2014: Handmade Songs by Tori Kelly and Foreword
Tüm kostümler elbiselerin olduğu gibi el yapımı yapıldı.
All of the costumes were handmade, as clothing was at the time.