guinea pig
/ˈɡɪni pɪɡ/
noun
EN → TR
"guinea pig" kelimesinin Türkçesi: kobay, kobay. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkobaynoun
Genelkobay
Görsel


Tanım
•stout-bodied nearly tailless domesticated cavy; often kept as a pet and widely used in research
Diğer Dillerde
Fransızcacobaye, cochon d'Inde
İspanyolcaacure, cavia, cobaya, cobayo, conejillo de Indias, corí
İtalyancamarà, porcellino d'India
Rusçaморска́я сви́нка, подо́пытный кро́лик, сви́нка
Arapçaخِنْزِير غِينِيَّا
Farsçaخوکچه هندی
Azericedəniz donuzcuğu
Felemenkçeguinees biggetje, proefkonijn
Yunancaινδικό χοιρίδιο, πειραματόζωο
İsveççeförsökskanin, marsvin
Ukraynacaморська́ сви́нка, піддослідний кролик
Hintçeगिनी पिग
Fincekoekaniini, marsu
Rumencecobai
Macarcakísérleti nyúl, tengerimalac
İbraniceחזיר ים, קביה, שפן נסיונות, שרקן
LatinceCavia porcellus
Dancaforsøgskanin
Norveççeforsøkskanin, prøvekanin
Endonezcekelinci percobaan, marmut, tikus belanda
Vietnamcabọ, chuột lang
Bulgarcaмо́рско свинче́, опитно зайче
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Biz kobaylarız.
We are guinea pigs.
IMDb'de Kurt Caceres
Guinea Pig Cages.
O beni bir kobay gibi kullandı.
He used me as a guinea pig.
Mary, Noel için bir kobay aldı.
Mary got a Guinea pig for Christmas.
Afrikalıları kobay gibi görmeyin.
Do not take African people as human guinea pigs.
"The Guinea Pig (Cavia porcellus)".
"The Guinea Pig (Cavia porcellus)" (PDF).
Tom bir kobay olmak için gönüllü değildi.
Tom didn't volunteer to be a guinea pig.
Sanırım bu zamanında kobay olmamın bir intikamı.
I guess it may be the revenge of the guinea pig I was.
O, kobaylarına Blondie, Thumper ve Candy adını verdi.
He named his guinea pigs Blondie, Thumper, and Candy.
Okulun ilk yıllarında ilaç endüstrisi için bir kobaydım.
Indeed in my studies I was a guinea pig for a pharmaceutical industry.
'Sonra oturup,' Kral yanıtladı. Burada diğer kobay alkışladı. bastırdı.
Here the other guinea-pig cheered, and was suppressed.
Kobay faresiyim, -- ve size söylüyorum, bu, sanki, bir turist tepkisi gibi.
I was the guinea pig., I'm telling you, this was, like -- talk about a tourist attraction.